Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/1293 E. 2025/6265 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1293
- Karar No
- 2025/6265
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2719 E., 2022/3062 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine dair ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 2. 23.11.2022 tarihli ek karar ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; suçlamaları kabul etmediğine, ceza verilmesini gerektirir eylemi olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanabilmesi için usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir kararın bulunmasının gerektiği sanık hakkında İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14.04.2015 tarihli, 2012/783 esas ve 2015/180 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın bildirildiği en son adresi ile aynı olan Merkezî Nüfus İdare Sistemi adresine öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu , hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli 2017/8-952 Esas ve 2018/403 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın savunmasının olduğu anlaşıldığından, sanığın 14.11.2014 tarihli savunmasına göre, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı ve 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan "... temyiz edilmeyecek bir hüküm temyiz edilmiş (ise), ... hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder" şeklindeki hüküm dikkate alındığında, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 303/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.04.2025 tarihinde karar verildi.