Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/7038 E. 2025/6565 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7038
Karar No
2025/6565
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/157 E., 2016/105 K.

Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık ...'nın temyiz isteminin süresinde olmadığı belirlenmiştir. Diğer sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir. Tebliğname'de, gerekçesiz karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine aykırı davranılması sebebiyle hükümlerin bozulması gerektiği düşüncesi belirtilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, Sanık ...'ın temyiz istemi, davaya konu banka ve kredi kartlarının sanık ...'e ait olduğuna, kendisinin yalnızca ...'e ait kartları onun isteği üzerine İstanbul'a götürülmek üzere ...'a teslim ettiğine, herhangi bir suç örgütü mevcut olmadığı için atılı suçlamaları kabul etmediğine, kolluk huzurunda baskı altında ifade verdiğine ve dinleme kayıtlarının kendilerine ait olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporu aldırılmadığına, Sanık ...'in temyiz istemi, kararın ağır ve haksız olduğuna, verilen cezayı temyiz ettiğine, Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün sanığın yüzüne okunmadığına, somut delil bulunmadığına ve verilen cezanın orantısız olduğuna, Sanık ...'nin temyiz istemi, diğer sanıklar ile birlikte hareket etmediğine, eyleminin sanıklar ... ve ...'a şoförlük yapmaktan ibaret olduğuna, dinleme kayıtlarının tamamının getirtilip incelenmesi gerektiğine, eksik inceleme yapıldığına, kabule göre de ayrı ayrı hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, Sanık ...'in temyiz istemi, kararın ağır ve haksız olduğuna, verilen cezayı temyiz ettiğine, Sanık ...'nın temyiz istemi, davaya konu örgüt ile herhangi bir bağı olmadığına, banka veya kredi kartı ile yakalanmadığına ve beraatini istediğine, Sanık ...'ın temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, Sanık ...'nın temyiz istemi, atılı suçun katalog suçlardan olmaması sebebiyle dinleme kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmadığına, üzerine atılı suçun alt sınırı 5 yılın üzerinde olması sebebiyle zorunlu müdafii görevlendirilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmama gerekçesinin yetersiz olduğuna, Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, davaya konu sahte kimlik belgesinin sanığın üzerinde bulunmadığı ve herhangi bir işlemde kullanılmadığına, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlamasını kabul etmediklerine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine vesaire ilişkindir. III. GEREKÇE Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilikten 4 kez; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 245/2. maddesinde düzenlenen suç hakkında 20 kez cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ve adı geçen sanıklar hakkında 16 bankaya yönelik olarak 16 kez hüküm kurulmuş ise de hüküm kurulmayan kamu davaları yönünden dava zamanaşımı içerisinde hüküm kurulabileceği ve adli emanetin 2010/5184 sayılı esasına kayıtlı bulunan eşyaların müsadere edilip edilmeyeceğine ilişkin her zaman bir karar verilebileceği belirlenmiştir. Suçtan zarar gören bankaların gerekçeli karar başlığında gösterilmemesinin mahallinde düzeltilebileceği anlaşılmıştır. A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Yönetme ile Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Mahkemenin dosya kapsamında mevcut bulunan delilleri tartışarak karar verdiği ve hükme esas alınan kanıtları gösterdiği belirlenmekle Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir. Cezaevinde olmayan ve sorgusu yapılmış olan sanık ...'nın ara vermeyi izleyen oturumlara gelmediği anlaşılmış ise de 5271 sayılı Kanun'un 194/2 uyarınca davanın yokluğunda bitirilebileceği, sanık ...'ın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda beyanda bulunduğu ve sanıklar hakkında alt sınırdan hüküm kurulduğu anlaşılmış; dosya arasında bulunan olay ve yakalama tutanakları, telefon dinleme kayıtları, teknik takip tutanakları, sanıkların savunmaları, hükümde gösterilen bankalara ait kredi kartlarının sahte olarak üretildiğine ilişkin Bankalararası Kart Merkezi tarafından düzenlenen uzmanlık raporu, ele geçen sahte nitelikteki banka ve kredi kartları ile bu kartları üretmeye yarayan malzemeler ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda sanıkların atılı suçları işlediğine ve lehe hükümlerin uygulanmamasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanıklara yükletilen suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu, Sanıkların gözaltında geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceği, Sanık ...'nin adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde tekerrür hükümleri uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış, Mahkemece kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesi bir ceza değil, cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili olup bu konunun Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik uygulamaları karşısında cezayı aleyhe değiştirme yasağı kapsamında değerlendirilmeyeceği dolayısıyla suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından mahkum olan sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanmaması dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ile Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 204/1. ile 220/2. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının öngörüldüğü anlaşılmıştır. Suç tarihlerinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/1 ile 230. maddeleri ve 1412 sayılı Kanun'un 308/7. maddesi uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hükümler kurulması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Yokluğunda verilip 16.05.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 21.06.2016 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 305/1. maddesi gereği resen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Yönetme ile Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanıklar ... ve ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hüküm fıkralarına, "5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesi gereğince örgüt mensubu suçlu hakkında hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ile Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/7038, K. 2025/6565, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-7038-e-2025-6565-k-453eaad30bf6