Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/5019 E. 2024/6591 K. – İmar Kirliliğine
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5019
- Karar No
- 2024/6591
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/425 E., 2021/155 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun'un 50, 52 ve 62 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; Mahkemenin kararını temyiz ettiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, ruhsat almadan kaçak yapı yapmak suretiyle üzerine atılı imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık Temyizi Yönünden Sanığın aşamalardaki savunması, tutanaklar, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği sabit görülmekle, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme; kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir" şeklindeki düzenleme karşısında, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, açıklanan hükümde adli para cezası ile mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasına aykırı davranılmış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, Sair yönlerden yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.