Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/4549 E. 2025/375 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4549
Karar No
2025/375
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2253 E., 2021/1468 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, atılı suçu işlemediğine ve hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesinin 3, 4 ve 6. fıkraları uyarınca, iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanun'un 225. maddesine göre de, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.02.2012 gün 4/570-51 sayılı Kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açacaktır. Bu açıklamalar ışığında düzenlenen iddianamede, hakaret suçunu oluşturan sözlerin neler olduğunun gösterilmemesinin yanında iddianame anlatımı dikkate alındığında hakaret eden kişinin Musa Eroğlan olduğunun belirtilmiş olması karşısında, hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmek suretiyle Anayasanın 90, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanmayı düzenleyen 6. ve 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddelerine aykırı davranılması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kozan 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/4549, K. 2025/375, T. 09.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-4549-e-2025-375-k-ebfb6746334d