Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/4389 E. 2024/15825 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4389
- Karar No
- 2024/15825
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama, hakaret HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Tehdit ve kasten yaralama suçlarından verilen hükümlerin kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan kurulan hükmün ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında tehdit, kasten yaralama ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; olayın başlangıcına katılanın kusurlu davranışlarının sebebiyet verdiğine, delillerin değerlendirilmesinde çelişkiye düşüldüğüne, kararın usul ile yasaya aykırı olduğuna ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanık müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, suçun işlendiği “acil servis müdahale odasının” niteliği tespit edilip, aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle verilen cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması, 2-Sanık hakkında ''Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 4 yıl 2 ay hapis cezasını içerir 2013/118 Esas, 2013/181 Karar sayılı'' ilamı uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-İnfaz aşamasındaki işlemleri engelleyecek ve kısıtlayacak biçimde 5275 sayılı Kanun'un 108/4-5. maddeleri uyarınca "... denetimli serbestlik süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanmasına ..." karar verilmesi, 4- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca, kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine vekalet ücreti tayin olunması gerektiği şeklindeki hükümler gereğince, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi karşısında, katılanın kendisini Sağlık Bakanlığı vekili ile temsil ettirmesi nedeniyle, Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi uyarınca vekalet ücretinin katılan yerine idare lehine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Kasten Yaralama ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-d. maddesinde yer verilen "İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçların aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, anılan Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 Sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Sapanca Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.