Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/15356 E. 2024/14075 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15356
- Karar No
- 2024/14075
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde yapıldığı ve temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun olmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık 03.10.2022 tarihli temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplerle hükümlerin bozulması talebinde bulunmuştur. III. GEREKÇE A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden 1. Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak sanık savunması, şikayetçi ve tanık anlatımları, adli raporlar, olay tutanağı ile tüm dosya kapsamı karşısında, temyiz sebebi olarak ileri sürülen hususlarda Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuştur. 2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye gerçekleştirmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşılmış, hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen " Yargıtay bozma ilamı öncesi kararda, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiş ve hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olması karşısında; bozma sonrası sanığın hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesinde düzenlenen cezayı aleyhe değiştirme yasağına aykırı davranılması," dışında isabetsizlik görülmemiştir. B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın temyiz istemi ve sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5/1-(d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla "Seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği ve 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz" hükmünün suç tarihinden sonra ek cümle ile 08.07.2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Somut olayda, sanığın üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile birlikte görevi yaptırmamak için direnme suçunu da işlediği ancak seri muhakeme usulünün bu kapsama girmeyen başka bir suçla işlenmiş olması halinde uygulanamayacağına ilişkin hükmün suç tarihinden sonra düzenlenmesi ve Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı iptal kararı karşısında; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 2. Kabule göre; Yargıtay bozma ilamı öncesi ilk kararda, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiş ve hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olması karşısında; bozma sonrası sanığın hapis cezası ile cezalandırılması suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme'nin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği bozulmasına, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasından hak yoksunluklarına ilişkin kısmın çıkarılmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326/son. maddesinde düzenlenen "cezayı aleyhe değiştirme yasağı" uyarınca sonuç cezanın "3.000,00 TL adli para cezası" olarak belirlenmesi suretiyle, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.