Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/14711 E. 2025/9406 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14711
- Karar No
- 2025/9406
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2017 E., 2022/787 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde 29.05.2017 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı aynen açıklanarak verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, soruşturma işlemlerin usulsüz olduğuna, asıl mağdurun müvekkili olduğuna, müvekkilinin ve tanıklarının beyanlarının hiçbir surette itibar edilmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği müvekkilinin beraatine karar verilmesi talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Sanığın savunmalarına, şikayetçiler ... ile ...'nın aşamalardaki beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediğine, hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından, Mahkemece, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince sanık hakkındaki hüküm açıklandığından, 5237 sayılı Kanun'un 50, 51. ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, mahkeme kabulüne göre sanığın ekip aracına bindirildiğinde eylemi gerçekleştirdiği kabul edilerek aleniyet artırımı uygulanmış ise de araç içerisinde aleniyetin oluşmayacağı, ancak şikayetçilerin soruşturma aşamasında ekip aracına bindirildiğinde küfrettiği, yargılama aşamasında ise sanıktan kimlik istendiğinde sinkaflı küfrettiği şeklinde beyanda bulundukları anlaşıldığından, şikayetçilerin aşamalardaki beyanları arasında çelişki giderilip, eylemin gerçekleştiği yerin net olarak tespit edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden anılan madde uyarınca artırım yapılması, Nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca, Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.