Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/14636 E. 2022/25743 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14636
- Karar No
- 2022/25743
- Karar Tarihi
KARAR Hakaret ve kasten yaralama suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/4, 86/2, 43/1, 62/1 (iki kez) ve 52/2. (iki kez) maddeleri uyarınca 2.180,00 Türk lirası ve 3.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair ... (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 29/05/2014 tarihli ve 2013/211 esas, 2014/217 sayılı kararının 09/10/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 10/11/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 125/1, 125/4, 86/2, 43/1, 62/1 (iki kez) ve 52/2. (iki kez) maddeleri uyarınca 2.180,00 Türk lirası ve 3.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2021 tarihli ve 2018/413 esas, 2021/255 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/10/2022 gün ve 2022/11336 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, 1-Hakaret suçu yönünden yapılan değerlendirmede, Mağdurlar ... ve ...'ın 17/01/2020 ve 08/12/2020 tarihli alınan beyanlarında şikayetçi olmaması nedeniyle sadece katılan ...'e yönelik hakaret suçundan hüküm kurulması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında; 2-Kasten yaralama suçu yönünden yapılan değerlendirmede, 5237 sayılı Kanunun 86/2 ve 62/1. maddelerince tayin olunan 100 gün adli para cezasının, anılan Kanunun 52/2. maddesine göre günlüğü 20,00 Türk lirası ile çarpımı sonucu 2.000,00 Türk lirası adli para cezası yerine, 3.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, İsabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme; Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir. 1-Sanığın, hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarını temyiz ettiğini belirten 23/07/2014 havale tarihli dilekçe verdiği, mahkemece 23/07/2014 tarihinde kararın itiraza tabi olduğundan temyiz isteminin reddine karar verildiği, 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağı, itiraz merciine kararın gönderilmesi gerektiği gözetilmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; denetim süresinin işlemeye başlamadığı halde bu süre içerisinde suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır. 2-CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığın savunması alınmadan ve duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına dair meşruhatlı davetiye de tebliğ olunmadan yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve yukarıda belirtilen yeni hukuka aykırılık nedeni, kanun yararına bozma konusu yapılmadığından belirtilen kanun yolunun niteliği gereği resen giderilemeyecektir. CGK'nın 17/07/2007 gün ve 2007/145-172 sayılı, 27/03/2007 gün ve 2007/73-76 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere hükümdeki diğer yasaya aykırılıklar giderilmeden, uyuşmazlık konusunda karar verilmesi halinde, hukuka aykırılıkları giderme ve ülkede uygulama birliğini hukuka uygunlukla sağlama amacına hizmet için öngörülen "Kanun yararına bozma" kurumu, bünyesinde hukuka aykırılık taşıyan hükümleri onaylama sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle kanun yararına bozma konusunun bu aşamada sonuçlandırılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1)Kanun yararına bozma isteği hakkında bu aşamada KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, 2)Hükümde saptanan yeni hukuka aykırılık nedenleri açısından, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 20/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.