Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/14282 E. 2022/24476 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14282
Karar No
2022/24476
Karar Tarihi

KARAR Hakaret ve kamu görevlisine hakaret suçlarından sanık ...'ın 5237 sayılı Kanunun 125/1 (iki kez), 125/3-a, 129/1 (iki kez), 43, 62/1 (iki kez) ve 52/2. (iki kez) maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası ve 900,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2015 tarihli ve 2014/185 esas, 2015/494 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11/10/2022 gün ve 2022/107629 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanunun 231/6. maddesindeki “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması... gerekir.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın önceki tarihli kasıtlı işlemiş olduğu bir suç nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 28/02/2014 tarihli ve 2013/1518 esas, 2014/181 sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik karar verildiği ve anılan kararın suç tarihinin 19/02/2010, kesinleşme tarihinin ise 16/04/2014 olduğu, bu halde, incelemeye konu suç tarihi olan 24/02/2010 tarihi itibarıyla sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun kabul edilemeyeceği ve belirtilen nedenle söz konusu ilâmın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahiyette olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle, - Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması, - Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması, - Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, - Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itiraz etmemesi, - Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin objektif koşulların gerçekleşmiş olmasına karşın bu koşulların oluşmadığından bahisle bu kurumun uygulanmamasına ilişkin hukuka aykırılıkların, hâkimin takdir hakkına taalluk eden bir husus olmaması nedeniyle bu hususların kanun yararına bozma konusu yapılabileceği yönünde de bir kuşku bulunmamaktadır. CMK'nın 231. maddesinin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanunun 72. maddesiyle eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir. İnceleme konusu somut olayda, 6545 sayılı Kanunun 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması kaydı nedeniyle CMK'nın 231/8. maddesi de göz önüne alınarak yasal koşulları oluşmadığından" şeklindeki gerekçeyle, anılan Kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırıdır. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce farklı gerekçeyle yerinde görüldüğünden, 1- Sanık ... hakkında hakaret ve kamu görevlisine hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarına ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2015 tarihli ve 2014/185 esas, 2015/494 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- CMK'nın 309. maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/14282, K. 2022/24476, T. 06.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2022-14282-e-2022-24476-k-04771dd7c182