Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/13968 E. 2025/598 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13968
- Karar No
- 2025/598
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/839 E., 2022/333 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yerel Mahkemece bozma üzerine sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir. 2. Tebliğname'de, hakaret suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmamasına karşın basit yargılama usulü yönünden bir değerlendirme yapılmaması nedeniyle hükümlerin bozulması gerektiği görüşü belirtilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, haksız yere ceza aldığına vesaire yöneliktir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun mahkemenin takdirine bırakılmış olduğu ve hükmün 19.08.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararından sonra verildiği anlaşılmakla Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir. 1. Hakaret suçu, mağdurun olmadığı veya doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır. Gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir. Suçun faili ihtilatı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. İhtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve algılamaları lazımdır. Somut olayda sanığın, katılana yönelik hakaret sözlerini katılanın gıyabında gerçekleştirdiğinin anlaşılması, 12.12.2013 tarihli tutanağın düzenleyicisi olan tanıklardan .... ve ....'nin sanığın katılana hakaret ettiğini beyan etmelerine karşın...nın hakaret eylemini ve tutanaktaki imzasını doğrulamaması karşısında, gıyapta hakaret suçunda aranan ihtilat unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan ve tutanakta imzası bulunan ......'nin duruşmaya çağrılarak dinlenilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Hakaret suçundan beraat kararı verilmesi halinde ise; Tehdit suçunun, suç tarihine göre uzlaştırma kapsamında bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinde düzenlenen hakaret suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden 5271 sayılı Kanun'un 253/3 maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, bu nedenle soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu anlaşılmakla, tehdit suçu yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, 3. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanun'un 108/2 maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği, buna karşın sanığın tekerrüre esas alınan ve daha az cezayı içeren adli sicil kaydındaki ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığı, UYAP üzerinden yapılan incelemede tekerrüre esas alınan suç hakkında 23.11.2020 tarihli ek karar ile uzlaşma neticesinde düşme kararı verildiğinin ancak tekerrüre esas başka ilamın bulunduğunun anlaşılması karşısında anılan ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilerek 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesine göre tekerrür nedeniyle sanığın koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın, yanılgılı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilamda belirtilen süreden fazla olamayacağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.