Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/9056 E. 2023/16728 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9056
Karar No
2023/16728
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizinin; kararın usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, suç kastı ile hareket etmediği, suçlamayı kabul etmediği, katılanın kızının, kendisinin kız arkadaşı olduğu ve başkaları tarafından rahatsız edilmesi nedeniyle iddiaya konu mesajları gönderdiği, bu nedenle kast unsuru bulunmadığından hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde sanığın kullandığı ... numaralı hattan katılanın kullanmakta olduğu GSM hattına "Beni arama artık, o a..na koduğumu ara, bu yola onu doğuranı s...mek için çıktım ulan." şeklinde mesaj göndererek hakaret suçunu işlediği şeklinde iddia olunan olayda, sanık savunmasında katılanın kızı olan ... ile arkadaş olduklarını, ...'yı rahatsız edenlerin olduğunu, tutanaktaki mesajı katılana hitaben göndermediğini, suç işleme kastı olmadığını belirtmiştir. Yerel Mahkemece mesajın sanık tarafından çekildiğinin TİB kayıtları ve sanığın ikrarı ile sabit olduğu, dosyada beyanı bulunan ...'nın sanıkla arkadaşlık ettiğine dair her hangi bir anlatımı olmadığı gibi, kendisini rahatsız ettiği için şikayetçi olduğu, ancak yeterli delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği dikkate alınarak, sanığın atılı suçu işlediği kabul olunarak mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık Tarafından İleri Sürülen Temyiz Sebepleri Yönünden Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, mesaj tespit tutanağı ve sanığın savunmasının katılanın kızı olan ...'nın dosyaya yansıyan beyanıyla uyumlu olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmekle hakkında mahkûmiyetine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sair Hususlar Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konut dokunulmazlığının ihlali eyleminin, suç tarihine göre uzlaşma kapsamında olmayan mala zarar verme suçu ile birlikte gerçekleştirilmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama sonunda mala zarar verme suçundan beraat kararı veriliği anlaşılmakla, soruşturma aşamasında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan yapılan uzlaşma teklifinin usulsüz kaldığının anlaşılması karşısında, anılan mahkumiyet hükmü yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp, uzlaştırmanın sağlanması halinde, tekerrüre esas başkaca sabıkasının da bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve seçenek yaptırım içeren hakaret suçunda 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu belirlendiğinden hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur. 2. 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu belirlendiğinden hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/9056, K. 2023/16728, T. 03.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-9056-e-2023-16728-k-5d88de4201bc