Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/7678 E. 2023/17255 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7678
Karar No
2023/17255
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, tehdit Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik sanık müdafiince yapılan itirazın, mercii tarafından karara bağlandığı anlaşılmakla temyiz kapsamında bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası, tehdit suçundan ise; 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir. 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen tebliğnamede sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteğinin özetle; usul ve yasaya aykırı şekilde hüküm kurulduğuna, tanıklar ... ile ...'nin beyanlarının birbiriyle uyuşmadığına, görevi gereği daha güvenilir olması nedeniyle tanık ...'nin beyanına itibar edilmesi gerektiğine, kamera görüntülerinde katılana hastanın durumunun acil olduğu söylendiğinde müdahalede bulunmadığı gibi dudak okumayla bile anlaşılacağı üzere müvekkiline '' Gel lan şerefsiz, vb." sözler söyleyip üzerine yürüdüğünün açık olduğuna, katılanın soyut beyanı dışında iddiayı ispatlayacak bir delil bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, sanığın sabıka kaydı olduğu gerekçesiyle lehe olan hükümlerin uygulanmamasının hatalı olduğuna, sabıka kaydındaki ilamın kesinleşme tarihi üzerinden 5 yılın geçmesi nedeniyle sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ve resen belirlenecek başka nedenlerle kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Hasta olan babasını olay günü katılanın doktor olarak görev yaptığı hastanenin acil servisine getiren sanığın, babası ile gerektiği şekilde ilgilenmediği gerekçesiyle katılana hitaben acil servisin kırmızı alanında iddianamede belirtilen hakaret ve tehdit sözlerini söyleyerek atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Dosya kapsamında dinlenen tanıklar ... ile ...'nin beyanları arasında farklılıklar bulunmakta ise de, olay yerini gösteren kamera kayıtlarında olayın başlangıcı ve gelişiminin net biçimde görülmesi, bu kayıtların kesin delil niteliğinde bulunması karşısında tanık beyanları arasındaki farklılıkların sonuca etkisinin bulunmadığı, olayın en başından beri katılanın yanında bulunan ve hemşire olarak görev yapan tanık ...'nın beyanları ile kamera görüntülerinin uyumlu olması, güvenlik görevlisi olan diğer tanık ...'nin sonradan tarafların yanına geldiğinin anlaşılması, kamera kayıtlarında katılandan kaynaklanan haksız bir hareketin bulunmadığı, sanığın tekerrüre esas nitelikte sabıka kaydının bulunması nedeniyle hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasına dair mahkemenin takdir ve gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik, sonuç olarak sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna yönelik mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B.Sair Yönlerden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Tehdit suçu yönünden, asgari hadden ceza tayin edildiği belirtilmesine karşın, alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi suretiyle hükümde çelişki oluşturulması, 2. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, taraf ve tanık beyanları ile kamera görüntülerine göre hakaret eyleminin acil servisin kırmızı alanında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre artırım yapılması, 3. Hakaret suçunun aleni olarak işlenmediğinin belirlenmesi halinde her iki suç yönünden, 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/7678, K. 2023/17255, T. 13.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-7678-e-2023-17255-k-02fcf2d5f817