Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/43887 E. 2024/15420 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/43887
Karar No
2024/15420
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ: Hakaret HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle, kararın gerekçesiz olduğuna, kararın hakkaniyet, usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplerle bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇE Sanık hakkında Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.01.2016 tarih, 2015/67 Esas, 2016/45 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanığın yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın, UYAP sisteminden yapılan kontrolde tebliğ tarihinde ceza infaz kurumunda olduğu anlaşılan sanığın bildirdiği adresine tebliğe çıkarılıp, yakınına yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 sayılı ilamında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sanığın 22.04.2015 tarihli sorgusuna göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/43887, K. 2024/15420, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-43887-e-2024-15420-k-59573708bb06