Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/39626 E. 2024/13548 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/39626
- Karar No
- 2024/13548
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi TARİHİ: 09.06.2020 HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; davaya konu sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, eleştiri niteliğinde olduğuna, aleniyet öğesinin tartışılmadığına, CD çözüm tutanağının değerlendirilmediğine, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine , şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesine ve kararın bozulmasına yöneliktir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; eylemin acil serviste gerçekleşmesi karşısında, aleniyet unsurunun tartışılmaması nedeniyle kararın bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇE Sanığın savunması, mağdurun beyanı, tanığın anlatımı, CD kaydı ve çözüm tutanağı ile tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu işlediği hususunda Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. 1. 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve sanığın acil servis odasında hakaret suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında, hakaret eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında anılan Kanun maddesinin uygulanması, 2. Sanığın savunmasında, mağdur tarafından adli raporlara ilişkin olarak sisteme sürekli şekilde yanlış bilgi girişi yapıldığı için tartışma yaşandığını belirtmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.