Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/37844 E. 2024/565 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/37844
- Karar No
- 2024/565
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/367 E., 2016/18 K. SUÇLAR : Mühür bozma, imar kirliliğine neden olma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen inceleme konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine dosya yeniden ele alınarak hükümlerin aynen açıklanması ile, 1. Mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 2. İmar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme sonucu karar verildiğine, fiilin suç olarak düzenlendiğini bilmediğinden beraat kararı verilmesine ve lehe Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında 13.10.2010 tarihinde tutulan yapı tatil ve mühürleme tutanağı ile sanığın belediye sınırları içerisinde yer alan yerde ruhsatsız inşaat yaptığının tespit edilmesi üzerine inşaatın mühürlendiği, 21.10.2011 tarihinde tutulan mühür fekki tutanağı ile de sanığın ruhsatsız olarak inşaata devam etmek suretiyle mühür bozma ve imar kirliliğine neden olma suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, İmar Yasası'nın 5 inci maddesinde de bina kavramının "kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde açıklanması karşısında, sanığın eyleminin İmar Kanunu'nun 5 inci maddesi kapsamında bina vasfında olup olmadığı, hangi tarihte yapıldığı, mahallinde keşif yapılıp, yapıya ait denetime elverişli fotoğraflar dosya arasına alınarak bilirkişi raporu alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi, 2. Sanık hakkında düzenlenen ilk yapı tatil tutanağı hakkında açılmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenip imar kirliliğine neden olma suçu yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a-6) bendi kapsamına giren mühür bozma suçu yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 4. Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca imar kirliliğine neden olma suçu yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.