Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/36422 E. 2024/10566 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/36422
Karar No
2024/10566
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3175 E., 2020/170 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nce sanık hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; müvekkilinin müdafiisi olmadan kolluktaki beyanının hükme esas alınamayacağına, atılı suçu işlemediğine, sanığın savunma hakkının ihlal edildiğine, hükme esas alınan delilin hukuka aykırı olduğuna, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğine, müvekkilinin sözlerinin katılana yönelik olduğuna dair delil bulunmadığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.

III. GEREKÇE Sanık Müdafiinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri ve 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Sanığın müdafiisi olmadan alınan kolluk ifadesinde, atılı suçu kabul etmiş ise de duruşmada alınan savunmasının bu ifadeyle çelişmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası “Müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınmaz.” hükmü gereğince sanığın kollukça alınan duruşmada doğrulanmayan ifadesinin hükme esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre de, Sanığın Facebook isimli sosyal paylaşım sayfasında katılana hitaben sözler yazdığı olayda, Facebook sayfasının herkese açık olup olmadığı, yazıların herkes tarafından görülme olanağı olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilip, aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/36422, K. 2024/10566, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-36422-e-2024-10566-k-61a617d64075