Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/35833 E. 2024/10822 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/35833
Karar No
2024/10822
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1296 E., 2017/1191 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması nedeniyle daha ağır olan ilamı varken, daha hafif ceza içeren ilamı tekerrüre esas alınmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış, Ancak; Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, katılana söylediği kabul edilen sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, olayın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, anayasal şikayet hakkının kullanılması iradesini ortaya koyan sözler olduğu gözetilmeden yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kulu Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/35833, K. 2024/10822, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-35833-e-2024-10822-k-fe6a1aa2dd37