Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/35830 E. 2024/11387 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35830
- Karar No
- 2024/11387
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4532 E., 2019/1926 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarih, 2015/826 Esas, 2016/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karar 26.05.2016 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Sanığın denetim süresi içerisinde 18.09.2017 tarihinde hakaret suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2018 tarih, 2018/507 Esas, 2018/834 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir. 3. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın polis memuruna hakarette bulunmadığına, tek bir tanığın beyanına göre karar verildiğine, kamera görüntülerinin toplanmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede: Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda iddiasını tekrarlaması, tanık P.Ö.'nün katılanın iddiasını doğrulaması karşısında, sanığın yasak yöne dönüş yapmak istemesi nedeniyle kendisini uyaran trafik polisi katılana hakarette bulunduğundan bahisle hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun, somut olayda koşulları oluşmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının çıkarılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede: Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sair temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanığın aracın camını açarak aleni bir yer olan araç yolunda hakaret suçunu işlemesi nedeniyle Tebliğaname'de yer alan görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.