Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/323 E. 2023/15901 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/323
Karar No
2023/15901
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinde düzenlenen hakaret suçundan beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın eyleminin hakaret niteliğinde olduğunun kabul edilmesine karşın beraat kararı verildiği, katılan hakkında dava açılmış olsa da hüküm kesinleşene kadar masum kabul edilmesi gerektiği ve bu sebeple sanığın üzerine atılı eylemde basın özgürlüğünden bahsedilemeyeceği, hüküm kesinleşmiş dahi olsa katılanın toplum önünde aşağılanmasının bir gerekçesi olmayacağına vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılanın suç tarihinde ... Kurumu genel başkanlığını yürüttüğü, sanığın ise bir internet haber sitesinde katılana yönelik "... Kurumunu kendi çiftliği gibi kullanan ...'ın..., kurumu yakınlarına, arkadaşlarına, dostlarına peşkeş çeken ......, iddialar o kadar korkunç ki ...'nun resmen soyulduğu intibaını veriyor..., Türkiye'nin ayakta kalan tek kuruluşu ...'nun içinin nasıl boşaltıldığı şok iddialar ile doruk noktaya ulaştı..., ... Kurumunu batağa götürmek üzere olan bu zihniyet hala devam ederken..., ... Kurumu'nun korkağı..., Atatürk, havacılığın gelişmesi için kurduğu, gençlerin istikbalinin havacılıkta olduğunu düşünerek büyük emek verdiği bu güzide kurumun başında korkak ve o kadar da hesap vermez bir adamın oturacağını düşünseydi ...nun daha emin ellere bırakırdı. ..., ...'ın çiftliği haline gelmiş..., ... beyliğini ilan etmiş kimse ses çıkaramaz olmuş, ... süslü kelimeler ile insanları kandırabilirsin..." şeklindeki sözlerle hakaret eyleminde bulunduğu iddia edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden Haberin ve kurumun niteliği bütün olarak değerlendirildiğinde, halkın haber alma hürriyeti, basın özgürlüğü ve kamu menfaatinin öncelikli olarak gözetilmesi gerektiği, suça konu haber yayınından sonra, iddia makamınca suç ihbarı kabul edilerek, mevcut verilerin dava ikamesine yeterli delil olarak kabulü ile katılan hakkında iddianame düzenlenip kamu davası açıldığı, kurumun hizmet alanının direkt olarak kamu menfaati ile ilişkili olduğu ve dolayısıyla suça konu haberin, halkın haber alma hakkının sınırları içerisinde olduğu, haber içeriğindeki şok edici, incitici ve ağır eleştirilerin hakaret olarak kabul edilemeyeceğine dair verilen Yargıtay Genel Ceza Kurulu, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları gereğince sanığın üzerine atılı hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, beraat kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükmün ilgili kısmına "5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/323, K. 2023/15901, T. 08.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-323-e-2023-15901-k-a39211a70b7a