Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/27017 E. 2024/5821 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/27017
- Karar No
- 2024/5821
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/490 E., 2016/249 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret, kasten yaralama ve aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık savunması alınmadan ve tanık dinlenmeden eksik inceleme sonucu karar verildiğine, eşe karşı kasten yaralama suçunun şikâyete tabi olmadığı halde düşme kararı verildiğine, vesaire ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 233 üncü ve 125 inci maddelerinin birinci fıkraları ile 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 29.12.2015 tarihli iddianame olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2024 tarihinde karar verildi.