Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/21727 E. 2024/2294 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21727
- Karar No
- 2024/2294
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/563 E., 2016/377 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında ... B. ve ... T.'ye yönelik hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ... T. ve ... Ö.'ye yönelik hakaret suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ... A.'ya yönelik hakaret suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteğinin; herhangi bir gerekçe içermeyen temyiz dilekçesiyle hükümlerin bozulmasına, 2. Sanık vasisinin temyiz isteğinin; mağdurların şikâyeti olmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, tanık beyanlarının doğru olduğuna, resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulmasına, Yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, güvenlik önlemi alan polis memurları ... B. ve ... T.’ye sinkaflı sözlerle hakaret edip taksiye binerek uzaklaştığı, ardından taksiyi durduran polis memurları ... Ö. ve ... T.’ye hakaret ettiği, ayrıca polis merkezine getirildiğinde de nöbetçi memur odasında; ... A.’ya hakaret ettiği ettiği iddia ve kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın, mağdurlar ... B. ve ... T.'ye hakaret ettikten sonra mağdur ... T. ve ... Ö.'ye ve sonrasında da polis merkezi nöbetçi memur odasında mağdur ... A.'ya hitaben de hakaret etmesi biçimindeki eylemlerinin, aynı kasıt altında ve kısa aralıklarla mağdurlara karşı işlenen tek bir hakaret suçunu oluşturduğu, hakaret suçundan bir kez mahkumiyetine karar verilerek cezasından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; Sanığın, mağdur ... A.'ya yönelik hakaret eylemini; polis merkezi nöbetçi memur odasında gerçekleştirmesi karşısında, bu yerin aleni olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve vasisinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.