Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/21428 E. 2024/1217 K. – İmar Kirliliğine

Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21428
Karar No
2024/1217
Karar Tarihi
Konu
İmar Kirliliğine Neden Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/304 E., 2016/366 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; suça konu yapının bina niteliğinde olduğuna, eylemin imar kirliliği suçunu oluşturduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın Arnavutköy İlçesi sınırlarındaki taşınmaza izinsiz olarak konteyner koyduğu ve yığma tuğladan ek yaptığı iddiasıyla açılan davada beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık savunması, yapı tatil zaptı, bilirkişi raporu ve Mahkemenin takdir ve gerekçesine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, imara aykırılığın giderilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun 'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme yerine beraat kararı verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının beraat kararına ve vekalet ücretine ilişkin kısımları çıkartılarak yerine “5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının düşmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/21428, K. 2024/1217, T. 06.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-21428-e-2024-1217-k-efa5d74066a8