Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/19904 E. 2024/439 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19904
- Karar No
- 2024/439
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/672 E., 2016/176 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile dördüncü fıkrası ve 62, 53 ile 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, aşamalarda tanıklarının bulunduğunu belirttiği ancak tanıklarının dinlenmediğine, mağdurun, ürünlerine ayağıyla vurmak suretiyle zarar verdiğine, bu eylemin haksız tahrik olarak değerlendirilmesi gerektiğine, teşebbüs hükümlerinin gözetilmediğine, hakaret suçunu işlemediğine, alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapıldığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Kuşadası Belediyesi'nde zabıta memuru olarak görev yapmakta olan mağdur ile tanık M. D.'nin işgaliye denetimine çıktıkları, iş yeri sahibi sanık ...'in uyarılmasına rağmen işgaliye kuralına riayet etmediğinin anlaşılması üzerine, mağdur tarafından mevcut aykırılık fotoğraflanmak istendiği sırada, sanığın, mağdurun üzerine yürüyerek fotoğraf çekmesini engellediği ve ''Sen kimsin, nerden geldin sen, senin Allahını kitabını sinkaf ederim.'' sözleriyle alenen hakarette bulunduğu, ardından sanığın, üzerine yürüdüğü ve mağduru darp etmeye çalıştığı sırada çevredekilerin araya girdiği, bu şekilde sanığın hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Mağdur beyanları ve bu beyanları doğrulayan tanık anlatımı doğrultusunda sanığın üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarının sübut bulduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Sanığın aşamalarda tanıkları bulunduğuna veya tanık dinletmek istediğine ilişkin herhangi bir beyanına rastlanmamıştır. 3. Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır. 4. Sanığın, mağduru yaralamaya teşebbüs etmek şeklindeki eylemi ile görevi yaptırmamak için direnme suçunun tamamlandığı belirlenmiş ve sanığın teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir. 5. Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentlerindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği değerlendirilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 6. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sair Sebepler Yönünden 1. Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, 2. Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu, 3. Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, 4. Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.