Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/18690 E. 2023/25968 K. – İmar Kirliliğin

Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18690
Karar No
2023/25968
Karar Tarihi
Konu
İmar Kirliliğine Neden Olma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/448 E., 2015/700 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, suçun sabit olduğuna, bilirkişi raporunda suça konu yerin ruhsatsız olduğunun belirtildiğine, kararın usul ve Kanun’a aykırı olması nedeniyle bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suça konu yerde sanık tarafından ruhsatsız bir şekilde prefabrik bina inşa edildiği iddiasıyla kamu davası açılmış ve yargılama sonucu aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.03.2015 tarihli sanığın savunması olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/18690, K. 2023/25968, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-18690-e-2023-25968-k-ade393f3766c