Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/27837 E. 2023/729 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/27837
- Karar No
- 2023/729
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama Sanık hakkında kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 740,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda Tarih ve Sayısı Belirtilen İncelemeye Konu ... Asliye Ceza Mahkemesinin Kararı ile Sanık Hakkında; A. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve adı geçen Kanun'un 35 ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, B. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun'un 62 ve 50 nci maddeleri uyarınca neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, suç işleme kastının olmadığına, atılı suçların oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehine hükümlerin uygulanmadığına vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılanın, oğlu olan sanık ile aralarında yer meselesi yüzünden husumet bulunduğu, olay tarihinde sanığın, tanık ...'ın evinde bulunan katılanın yanına giderek katılana saldırmaya çalıştığı ancak araya girenlerin ayırması sebebiyle yaralayamadığı ve katılana "Seni döveceğim, başına taş vurup öldüreceğim, evini yakacağım." şeklinde sözlerle tehditte bulunduğundan bahisle açılan davada Yerel Mahkemece her iki suçtan da sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın Suçun Oluşmadığına ve Eksik İnceleme İle Karar Verildiğine İlişkin Temyizinde Katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile kovuşturma aşamasında da beyanlarına başvurulan tanıkların katılanın iddiasını doğrulaması karşısında, katılanın oğlu olan ve ona arazi meselesi nedeniyle husumet duyan sanığın, olay tarihinde tanıklar ... ve ...'in yanında iken katılana "Seni döveceğim, başına taş vurup öldüreceğim, evini yakacağım." şeklinde sözlerle tehditte bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemenin usulune uygun yürüttüğü kovuşturma, takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve sanığın bu yöndeki temyizinin reddine karar verilmiştir. 2. Sanığın Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine Yönelik Temyizinde Sanığın adlî sicil kaydı incelenmek suretiyle Mahkemece, "Sanığın bu suçları işlemeye iten sebepler, suç işleme kararındaki ısrar, tekerrüre esas olmamakla birlikte kasti suçtan mahkumiyetlerinin varlığı, suça eğilimli kişiliği nazara alınarak uygulama halinde sanığın ileride yeni bir suç işlemekten çekineceği kanaatinin oluşmaması nazara alınarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına." şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunduğundan Mahkemenin bu yöndeki takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 3. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 4. Ancak, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararırına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinin dördüncü maddesinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.01.2023 tarihinde karar verildi.