Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/26344 E. 2013/24060 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/26344
- Karar No
- 2013/24060
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, tehdit, yaralama HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Şikayetçi sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın ilk derece mahkemesinde şikayetçi olduklarını beyan etmelerine rağmen, 5271 Sayılı CMK'nın 238/2 maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemedikleri sorulmamış ise de, kanun yolu başvurusundan davaya katılma iradelerinin açıkça anlaşılması karşısında; 5271 Sayılı CMK'nun 237/2. maddesi uyarınca ..., ..., ... ve ...'ın kamu davasına katılan avukatlarının da katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek, sanık ... hakkında ...'a yönelik yaralama suçundan kamu davası açılmış olmasına rağmen, herhangi bir karar verilmemiş ise de, zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulabileceği olanaklı görülerek ve temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: 1-Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın hakaret ve tehdit eylemlerine ve yükletilen suçlara yönelik katılan sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, hakaret ve yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince, Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, a-Sanıklar ..., ... ve ...'ın yaralama suçlarından cezalandırılmalarına karar verilmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi üzerinde durulup, sanıklar lehine TCK'nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmayarak yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, b-Sanık ...'ın polis memurlarından birinin kendisine hakaret ettiğini savunması karşısında, TCK'nın 129. maddesinin, uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, c-Kabule göre de, aa-Sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezalarının “suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği yer ve zaman failin güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak “ biçimdeki gerekçe ile ertelenmesi karşısında, aynı gerekçelerle sanıklar hakkında TCK'nın 62, 50. maddelerinin uygulanmaması suretiyle çelişkiye düşülmesi, bb-Sanık ...'ın hakaret eylemini tek bir fiille birden fazla polis memuruna yönelik olarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, şikayetçi sayısınca üç kez cezalandırılmasına karar verilmesi, cc- 23.10.2005 tarihli olay tutanağında sanık ...'ın hakaret eylemini ekip aracı içerisinde gerçekleştirdiğinin belirtilmesi, şikayetçi polis memurlarının soruşturma evresindeki ifadelerinde ise sanığın ekip aracına bindirilirken ve araç içerisinde hakaret ettiğini beyan etmeleri karşısında, çelişki giderilmeden ve sanığın eyleminin ne şekilde aleni olarak gerçekleştiği açıklanmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, katılan sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.