Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/29529 E. 2013/33141 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/29529
- Karar No
- 2013/33141
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: A-Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, B-Katılanların ... ve katılan ... vekilinin temyiz isteklerine gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, Karşıyaka 2. İcra Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçe ile alacaklı ... hakkında tefeci, vekili ... hakkında ise piyasayı dolandıran oğlunu icra takibinden kurtarmak için oğlunun evindeki malları kendisi ve başkası adına alarak alacaklılarını kandırdığını, oğlunu kurtardığını, hilekar olduğunu ileri sürdüğü, savunmasında ... hakkında Konak Vergi Dairesine şikayette bulunduğunu, ...'ın ise dilekçesine yazdığı olguyu, bizzat katılanın kendisine anlattığını ileri sürmesi, dosyada icra takibi ve ilgili davalara ilişkin tüm belgelerin bulunmaması karşısında; sanığın, katılanlar hakkındaki isnat ve değerlendirmelerinin gerçek ve somut vakıalara dayanıp dayanmadığı, uyuşmazlıkla bağlantılı olup olmadığı araştırılıp, TCK'nın 128. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; a-Sanığın verdiği dilekçede birden fazla mağdura hakaret ettiği kabul edildiği halde, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanma olanağının tartışılmaması, b-Ceza Genel Kurulu'nun 13.03.2012 tarih ve 2-395/89 sayılı kararında açıklandığı üzere, katılana vekili tarafından sunulan hukuksal yardımın şekli ve kalitesiyle ilintili olmayan, katılanın kendisini vekil ile temsil ettirmesinin bir sonucu sayılan vekalet ücretine hükmolunması için, ceza davasının mahkumiyetle sonuçlanması ve katılanın kendisini hukuki yardımından yararlandığı bir vekille temsil ettirmesi yeterli olup, ayrıca vekilin duruşmaları takip etmesi zorunluluğu bulunmadığı, avukat olan katılan ...'ın, kendisi adına asaleten, müvekkili olan diğer katılan adına vekaleten şikayet dilekçesi vererek dava da diğer katılanı da temsil etmesi karşısında, katılan ... yararına vekalet ücretine hükmolunmaması, Kanuna aykırı ve katılan ... vekili ve katılan ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.