Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/17857 E. 2013/22240 K. – İmar Kirliliğin
Konu: İmar Kirliliğine Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/17857
- Karar No
- 2013/22240
- Karar Tarihi
- Konu
- İmar Kirliliğine Neden Olma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-3194 sayılı İmar Kanunu’nun binayı tanımlayan 5. maddesi ve imar kirliliğine neden olma suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK’nun 184. maddesi dikkate alındığında, suç olarak kabul edilen eylem, yapı ruhsatiyesi almadan veya ruhsata aykırı olarak “bina” yapmak ya da yaptırmaktır. İmar Kanuna ya da imara ilişkin diğer yasal düzenlemelere aykırı olan ve yeniden ruhsat alınmasını gerektiren eylemler, idari yaptırım kapsamına girse bile, TCK’nm 2/2. maddesine göre idare, düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza koyamayacağından, “bina yapma ya da yaptırma” niteliğinde olmadığı sürece suç olarak nitelendirilemez. Yargılamaya konu somut olayda; bodrum katta bulunan su deposu, toplantı odası ve çocuk odası iptal edilerek bağımsız bölüme çevrildiğinin, bina arka bahçesinin üstü ve çevresi kapatılarak daireye katıldığının, çatı piyesinin onaylı projesinden daha büyük yapılıp projede olmamasına rağmen, teras ilave edildiğinin iddia edilmesi, bodrum kattaki bir kısım değişiklikleri de tanık ...’nın yaptığını kabul etmesi karşısında; sanığın yaptığı kabul edilen, mimari projede yer alan ara duvarların kaldırılması ya da mimari projede yer almayan ilave duvarlar yapılarak fazladan alan kazanılmasının “bina” yapma niteliğinde olup olmadığı, binanın taşıyıcı sistemine zarar verip vermediği bilirkişiden sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; a-Hükmün gerekçesinde, hapis cezasının adli paraya çevrilmesi için belirlenen gün para cezasının 25 TL olarak belirlendiğinin ifade edilmesine karşın, kısa karar 50 TL olarak belirlenmesi suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunması, b-Sanığa yükletilen, kendi taşınmazı üzerine ruhsatsız olarak bina yapması suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan bir zarara yol açtığının kanıtlanmamış bulunması ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ise, ancak TCK’nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilecek olması karşısında, TCK’nın 184/5. maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden “suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zararın aynen mimari projeye uygun hale getirme suretiyle tamamen giderilmemiş olması” biçimindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.