Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/23191 E. 2012/1704 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2011/23191
Karar No
2012/1704
Karar Tarihi

Tehdit suçundan sanıklar ..., ... ve ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-son, 62, 61/8. maddeleri gereğince ayrı ayrı 2.000 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının ertelenmesine, 5 yıl süre ile denetim altına alınmalarına, sanıkların 1 yıl süre ile İzmit Belediyesinde her hafta cumartesi saat 10:00 ile 16:00 saatleri arasında temizlik hizmetleri ve benzeri idarî hizmetlerde çalıştırılmalarına dair ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/12/2008 tarihli ve 2008/333 esas, 2008/993 sayılı karalının infazı sırasında, sanıklardan ...'nın denetime riayet etmediğinden bahisle dosyanın yeniden ele alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 106/l-son, 62, 61/8. maddeleri uyarınca 2.000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 17/09/2009 tarihli ve 2008/333 esas, 2008/993 sayılı ek kararının Adalet Bakanlığınca 04.10.2011 gün ve 50611 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2011 gün ve 345917 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: İstem yazısında “1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesinin alt bentlerinde denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler, a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, Şeklinde belirlenmiş olup, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/06/2009 tarihli ve 2009/5644 esas, 2009/13118 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, sanıklar hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmcdilmesi gerektiği gözetilmeden, Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini de kısıtlayacak şekilde karar verilmesi sebebiyle, ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/12/2008 tarihi ve 2008/333 esas, 2008/993 sayılı kararında, 2- Sanık ... hakkında dosya üzerinden inceleme yapılarak hüküm kurulmuş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesini ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılarak, sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde, duruşma açılmaksızın karar verilmesi sebebiyle, ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.09.2009 tarihli ve 2008/333 Esas 2008/993 sayılı ek kararında, İsabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 1) ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2.12.2008 tarih ve 2008/333-993 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik yasa yararına bozma isteği açısından yapılan incelemede; 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 231/8 maddesinde "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a)Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b)Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c)Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir...." hükümleri yer almaktadır. İncelenen dosyada mahkemece belirlenen "bir yıl süreyle İzmit Belediyesinde her hafta Cumartesi 10.00-16.00 saatleri arasında temizlik hizmetleri ve benzeri idari idari hizmetlerde çalıştırılma" biçimindeki denetimli serbestlik tedbirinin, C.Y.Y.'nın 231/8 maddesinin (c) bendinde yer alan takdir edilecek başka yükümlülük kapsamında kaldığı görülmektedir. Mahkemece takdir edilecek başka bir yükümlülüğün belirlenebilmesi için bu denetimli serbestlik tedbirinin, hukuken ve fiilen infaz olanağının bulunması, Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlamaması ve sanığa mali (maddi) bir yük getirmemesi gerekir. Somut olayda belirlenen yükümlülüğün, Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtladığı ve çalışma süresi yönünden infazının fiilen olanaklı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin C.Y.Y.'nın 231/8 maddesi uyarınca belirlediği denetimli serbestlik tedbirinin hukuka aykırı olduğu açıktır. Açıklanan nedenlerle, istem yerinde bulunduğundan, tehdit suçundan sanıklar ..., ... hakkında ... 1. Sulh Ceza Mahkemesince 2.12.2008 tarih ve 2008/333-993 sayı ile verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen kararın, C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, anılan Yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince, sanık hakkında C.Y.Y.'nın 231/8 maddesi kapsamında hukuka uygun bir denetimli serbestlik tedbiri belirlenmesi işleminin, ... 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 2) ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.9.2009 tarih ve 2008/333-993 sayılı ek (mahkumiyet) kararına yönelik kanun yararına bozma isteğine gelince; 5271 sayılı C.Y.Y.'nın hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlığını taşıyan 231. maddesinin 1. fıkrasında "Duruşma sonunda, 232. maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak, gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır." 2. fıkrasında "Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir." 4. fıkrasında "Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir." hükümleri yer almaktadır. İncelenen dosyada, sanığın tehdit eylemiyle ilgili 2000 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri olarak "bir yıl süreyle İzmit Belediyesinde her hafta Cumartesi 10.00-16.00 saatleri arasında temizlik hizmetleri ve benzeri idari idari hizmetlerde çalıştırılma" yükümlülüğü belirlendiği, sanığın çağrıya karşın ... Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğüne başvurmaması nedeniyle kaydın kapatılarak dosyanın mahkemesine gönderildiği ve mahkemece C.Y.Y.'nın 231/11 maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüğe aykırı davranan sanık hakkında kurulan 2.12.2008 tarihli mahkumiyet hükmünün duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan incelemeyle açıklandığı görülmektedir Açıklanan mahkumiyet hükmü sanığa verilen cezanın türü ve miktarı itibariyle kesin nitelikte olduğundan olağan yasa yoluna başvurulması olanaklı değildir. Sanığa ait mahkumiyet kararı, hukuki sonuçlarını 17.9.2009 tarihinden itibaren doğurmaya başlayacağı için açıklanması yönünden C.Y.Y.'nın 231/1-4 maddesinde öngörülen yönteme bağlıdır. Bu nedenle duruşma açılıp sanığın çağrılması ve oluşan yeni duruma göre savunmasının alınması gerekmektedir. Dosya üzerinde yapılan incelemeyle yetinilerek mahkumiyet hükmünün açıklanmasına karar verilmesi sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacaktır. Mahkemenin yukarıda belirtilen yasal hükümleri gözetmeden dosya üzerinde verdiği ek kararın hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, istem yerinde bulunduğundan, tehdit suçundan sanık ... hakkında ... 1. Sulh Ceza Mahkemesince 17.9.2009 tarih ve 2008/333-993 sayı ile kesin olarak verilen ek kararın, C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, savunma hakkının kısıtlanmasıyla ilgili bozma nedenine göre anılan yasa maddesinin 4/b fıkrası gereğince mahkemesince yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmasına, 01.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/23191, K. 2012/1704, T. 01.02.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2011-23191-e-2012-1704-k-dcc460c6a622