Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/19297 E. 2011/21113 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/19297
- Karar No
- 2011/21113
- Karar Tarihi
Yalan tanıklık suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 272/3, 62. maddeleri gereğince 1 yıl, 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2011 tarihli ve 2008/334 esas, 2011/259 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 27/05/2011 tarihli ve 2011/1133 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 02.08.2011 gün ve 41171 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2011 gün ve 266008 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: İstem yazısında "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6-a maddesinde, "a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetine ilişkin erteli ilâmın adlî sicilden silinme şartlarının oluşmaması karşısında 5271 sayılı Kanun'un 231/6 maddesi yer alan objektif unsurun gerçekleşmediği cihetle itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5271 sayılı CY.Y.'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir." hükümleri yer almaktadır. Yasa yararına bozma konusunda bir karar verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunmasına ilişkin olumsuz objektif koşulunun somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerekmektedir. Y.C.G.K.'nun 3.2.2009 tarih ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında, hangi mahkumiyetlerin CY.Y.'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel oluşturacağı ya da oluşturmayacağı ikili ayrıma tabi tutularak açıklanmıştır: 1) Adli sicil belgesinde yer alan önceki mahkumiyetlerin 1.6.2005 tarihinden önce işlenen suçlara ilişkin olması durumunda silinme koşulları, 647 sayılı Yasanın 6, 765 sayılı T.CY.'nm 95/2, 3682 sayılı Adli Sicil Yasasının 8 ve 5352 sayılı yeni Adli Sicil Yasasının geçici 2. maddeleri hükümleri dikkate alınarak belirlenmelidir. 2) Adli sicil belgesinden 1.6.2005 tarihinden sonra işlendiği anlaşılan suçlara ilişkin mahkumiyetlerin, CY.Y.'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel oluşturup oluşturmadığı ise 5237 sayılı T.C.Y.'nın 58. maddesinde öngörülen sürelerin geçip geçmediği irdelenerek saptanmalıdır. Bu süreler geçmişse 5237 sayılı T.CY. döneminde işlenen suçlara ilişkin olarak verilen mahkumiyetlerin, CY.Y.'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel oluşturmayacağını kabulde zorunluluk bulunmaktadır. İncelenen dosyada yer alan, sanığa ait adli sicil belgesindeki erteli mahkumiyete ilişkin suçun, 1.6.2005 tarihinden önce işlendiği ve bu mahkumiyetin silinme koşullan yönünden, 765 sayılı T.C.Y.'nın 95/2, 3682 sayılı Yasanın 8. Maddesinde öngörülen sürelere tabi olduğu açıktır. Sanık hakkındaki erteli para cezasına ilişkin mahkumiyet karar tarihinin 12.07.2005 olduğu, bu tarihten itibaren beş yıl geçmeden 2007 tarihinde yalan tanıklık suçunu işleyen sanığın, erteli mahkumiyetinin, esasen vaki olmamış sayılma ve dolayısıyla adli sicilden silinme koşulunun gerçekleşmediği görülmektedir. İtiraz mercii, hükmün açıklanmasının geri bırakılması karan verilebilmesi için 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 231/6-a maddesinde öngörülen "daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma" koşulunun somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini incelemeden, yetersiz gerekçeyle itirazın reddine karar vermiştir. Yapılan açıklamalar ışığında itiraz merciinin kararının hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle istem yerinde görüldüğünden, yalan tanıklık suçundan sanık ... hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesince itiraz üzerine kesin nitelikte verilen 27.05.2011 tarihli ve 2011/1133 sayılı kararın, C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin, itiraz mercii tarafından yerinde tamamlanmasına 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.