Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/7301 E. 2010/8423 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/7301
Karar No
2010/8423
Karar Tarihi

Görevi ihmal suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3, 4 ve 5. maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili ... Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 21/10/2009 tarihli ve 2008/165 esas, 2009/1057 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 03.03.2010 gün ve 12796 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2010 gün ve 54461 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede "Dosya kapsamına göre, ... 3. Sulh Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirmesini yapma görev ve yetkisinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verildiği ve delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli mahkemeye ait olduğu dikkate alınmaksızın, ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinin görevi dışında kalan suça ilişkin değerlendirme yapmasını gerektirecek biçimde, görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü: 765 sayılı TCY.nın 240 ve 230. maddelerinde yer alan suçlar; görevde yetkiyi kötüye kullanma ve görevi savsama (ihmal) olarak adlandırılmakta iken, 5237 sayılı TCY.'da kötüye kullanma ve ihmal biçimindeki bu ayrıma son verilerek, her iki suç tipi de görevi kötüye kullanma olarak adlandırılmıştır. Yasa koyucu, bu iki suç tipi arasındaki tek farkın hareket öğesinde olduğunu belirterek, ilk fıkradaki suçun icrai davranışla, ikinci fıkradaki suçun ise ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağını kabul etmiştir. 5237 sayılı TCY.mn 257. maddesinde görevi kötüye kullanma suçunun üç farklı biçimi düzenlenmiş olup; birinci fıkrada görevin gereklerine icrai davranışla aykırı davranma eylemi, ikinci fıkrada, görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme gösterme eylemi, üçüncü fıkrada ise görevin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden çıkar sağlanması eylemi suç olarak kabul edilmiştir. Görüldüğü üzere 257. maddenin her bir fıkrasında görevi kötüye kullanma suçunun farklı bir tipi yer almış olup, biri diğerinin ağırlaştırıcı veya hafifletici nedeni sayılmamaktadır. Anılan düzenlemede yer alan suçların adının da sırasıyla; icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve çıkar sağlayarak görevi kötüye kullanma suçlan olduğu ifade edilmelidir. Adli yargı ilk derece mahkemelerinin görevi 5235 sayılı Yasanın 9 vd. maddelerinde düzenlenmiş ve sulh ceza mahkemelerinin görev alanıyla ilgili olarak 9. maddede; iki yılı geçmeyen hapis cezaları ve bunlara bağlı veya bağımsız olarak hükmedilen adli para cezalan ile güvenlik tedbirlerine hükmetmeyi gerektiren suçların yargılanmasının sulh ceza mahkemelerinin görevine girdiği belirtilmiş, aynı yasanın 14. maddesinde ise görevin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda (suçu düzenleyen yasa maddesinde) yer alan suçun cezasının üst sınırının esas alınacağı açıklanmıştır. İncelenen dosyada, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianameyle, polis memuru olup, karakolda yazışmalarla ilgili olarak görevli bulunan sanığın, C.Başsavcılığı tarafından hırsızlık suçuyla ilgili parmak izi araştırmasının sonuçlandırılması ve bilgi verilmesine ilişkin yazılara ve tekite cevap vermemesi nedeniyle TCY.mn 257/2. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle ... 3. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davasının açılması ve iddianamede belirtilen eyleme ve sevk maddesine göre sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçu nedeniyle yargılanıp cezalandırılmasının istenilmesi karşısında 5235 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca görevli mahkemenin sulh ceza mahkemesi olacağı gözetildiğinde, 3. Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararma itirazı inceleyen merci olan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasını sonuçlar biçimde itirazın kabulüne karar vermesi yasaya uygun bulunduğundan, Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteğini tekrarlayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.3.2010 tarihli tebliğnamesinde yazılı bozma isteği yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesi koşullarını taşımayan YASA YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 28.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/7301, K. 2010/8423, T. 28.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2010-7301-e-2010-8423-k-a45651f6a8c6