Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/3951 E. 2012/5540 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/3951
Karar No
2012/5540
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu görevlisine hakaret, direnme HÜKÜM : Hükümlülük Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: a) Sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası, 5237 sayılı TCK'nun 49/2. maddesi gereğince kısa süreli olmamasına karşın, aynı Kanunun 50. maddesine aykırı olarak adli para cezasına çevrilmesi, b) Direnme suçunun birden fazla kişi tarafından birden fazla kamu görevlisine karşı işlendiğinin kabul edilmiş olması karşısında 5237 sayılı TCK'nun 265/3 ve 43. maddeleri ile artırılmayarak eksik ceza tayini, Aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak: 1-Anayasanın 141/3, CMK'nun 34 ve 230. maddelerine göre Yargıtay'ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda hangi sanığın hangi eylemlerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu eylemlerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin yasal bağlamında tartışılması gerekirken, somut olayda görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarının ne şekilde oluştuğu, unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan sadece "eylemlerin aynen iddianamede anlatılan biçimde gerçekleştiği" şeklindeki değerlendirme ile yetinilerek olayın oluşumu, ulaşılan kanaat, sanıkların ayrı ayrı suç oluşturduğu sabit görülen eylemleri, artırım ve indirim nedenlerinden bahsedilmeksizin CMK'nun 34. 230. maddesine aykırı şekilde hükmün gerekçesiz bırakılması, 2-Soruşturma aşamasında dinlenen tanık ... ile mağdurların ifadelerinden, sanıklar hakkında kaçak mazot bulundurmaktan işlem yapılırken olay yerinde olduğu anlaşılan EPDK görevlilerinin kimlikleri tespit edilerek duruşmada hazır edilerek dinlenmeleri gerektiği gözetilmeden, sanıklar müdafiinin dinletmek istedikleri tanıkları, ikinci duruşmada bildirmiş olmaları nedeni ile davayı uzatmaya yönelik kabul edilerek reddedilmesi suretiyle de savunma hakkı kısıtlanarak eksik inceleme ile hükümler kurulması, 3-Sanıklar hakkında hakaret suçlarından açılan kamu davalarında 5237 sayılı TCK nun 43. maddesinin uygulanmasına yönelik ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurularak CMK'nun 226. maddesine aykırı davranıİması, 4-Hakaret suçunun hapis ve adli para cezası şeklinde seçenekli yaptırım içermesi karşısında; hangi hukuksal gerekçelerle hapis cezasının tercih edildiğinin Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde hükmün gerekçesinde gösterilmemesi, 5-Hakaret suçundan hükmolunan cezaların, 5237 sayılı TCK'nun 43/2-1 maddeleri ile artırımı sırasında "aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek filler işlenmesi" şeklindeki gerekçe yerine, görevli polis memurları kurul halinde çalışan kişiler olmadığı halde "eylemin kurul halinde çalışan" kişilere karşı işlendiği şeklindeki kanuna aykırı gerekçe ile cezada artırım yapılması, 6-Sanıkların sabıka kayıtlarında yer alan eski hükümlülük kararlarının silinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında. 6008 sayılı yasa değişikliği de göz önüne alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu, 7-Yargılama giderlerinin her bir sanık açısından ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilerek CMK'nun 326. maddesine aykırı davranılması, Yasaya aykırı ve sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas hüküm mahkemesine gönderilmesine 12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/3951, K. 2012/5540, T. 12.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2010-3951-e-2012-5540-k-92f7d1058cdf