Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/1751 E. 2010/2541 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/1751
Karar No
2010/2541
Karar Tarihi

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 133/2,62/1,52/2.maddeleri uyarınca 500.00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın adli sicil kaydında kasıtlı suçtan sabıkası bulunduğu anlaşıldığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6-a.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 24.06.2009 tarihli ve 2008/513 esas, 2009/510 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 21.12.2009 gün ve 72557 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2010 gün ve 296866 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Tüm dosya kapsamına göre, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; sanığın adli sicil kaydındaki ilamın adli sicilden silinme koşulları oluşması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 231.maddesinin uygulanması için gerekli şartların mevcut olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5560 sayılı Yasanın 23. maddesi ile CYY.nın 231. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu; mağdurun zararının karşılanmasını sağlaması ve daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki davranışlarının gelecekte tekrar suç işlemeyeceği kanısını uyandırması durumunda, belirlenecek denetim süresi sonuna kadar başka bir suç işlememesi koşuluyla, verilen hükmün sonuçlarının doğmasını önlemesi ve böylece kişiye işlediği suçun sonuçlarıyla yüzleşip pişmanlık duyarak mağdur, zarar görenler ve toplum karşısında hukuk kurullarına uygun ve barış içerisinde yaşaması için yeni bir olanak sunan hukuksal bir kurumdur. CYY.nın 231/6. maddesi uyarınca; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.” Kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması suçundan yargılanarak TCY.nın 133/2, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 500TL. adli para cezası ile cezalandırılan sanığın, önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması ve eyleminin mağduru maddi ve ekonomik bir zarara uğratmaması durumunda, anılan 231. maddenin 6. Fıkrasının (b) bendi uyarınca gelecekte yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda yapılacak sübjektif değerlendirmenin sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin açıklanması gerekirken, sanığın 765 sayılı TCY.nın 430/2. maddesi uyarınca ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ve 27.9.1990 tarihinde kesinleşen önceki hükümlülüğünün silinme koşullarının oluştuğu gözetilmeden, sabıkasından söz edilerek hükmün açıklamasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CYY’nın 309/4 maddesi uyarınca; ... Sulh Ceza Mahkemesinin 24.6.2009 tarihli ve 2008/513 esas, 2009/510 sayılı kararının YASA YARARINA BOZULMASINA, bozma doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere müteakip işlemlerin yerine getirilmesine, 17.2.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/1751, K. 2010/2541, T. 17.02.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2010-1751-e-2010-2541-k-917de0a9e5d7