Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/13770 E. 2010/11847 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2010/13770
Karar No
2010/11847
Karar Tarihi

Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1,62/1, 52. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı kanunun 51. maddesi gereğince ertelenmesine, aynı kanunun 53/1-a, b, d, e maddesindeki hakları kullanmaktan cezanın infazı tamamlanıncaya, 53/1-c bendindeki haklardan koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına dair samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.07.2009 tarihli ve 2009/118 esas, 2009/1063 ilişkin sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 24.04.2010 gün ve 26456 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2010 gün ve 107542 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede ; “25.09.2009 tarihli tavzih şerhinin yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre; 1-Sanığın borçlu eşi ile birlikte yaşadığı evde yapılan haciz sırasında haczedilen eşyanın kendisine yediemin bırakıldığı,eşyanın ortak kullanılan eşya olması sebebiyle sahibi olduğu dikkate alınarak 5237 sayılı Kanunun 289/1-son cümle uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 53/4. maddesinde yer alan "kısa süreli hapis cezası ertelenmiş kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, aynı Kanunun 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir," denilmektedir. Gereği görüşüldü: İncelenen dosyada, borçlunun evinde yapılan haciz sırasında televizyon ve buzdolabından ibaret hacizli malların eşi olan sanığa yediemin olarak bırakıldığı ve satış yerine götürmediği için suçun oluştuğu kabul edilerek 5237 sayılı TCY.nın 289/1, 62, 52, 53/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ve 80 YTL adli para cezasına hükmedilerek, hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Adalet Bakanlığınca gönderilen yasa yararına bozma isteğine uygun olarak yazılan tebliğnamede ceza hükmüyle ilgili uygulama yanlışlıklarından söz edilmekte ise de; ayrıntıları Dairemizin 22.12.2009 tarih ve 2008/7470 – 2009/21076 ve 26.1.2010 tarih, 2008/6720 – 2010/777 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, vedia sözleşmesinin bir türü olan yedieminlik kurumunun yediemine yüklediği muhafaza ve iade görevinin yalnızca kendisine teslim edilen yerde saklama ve iade etme yükümlülüğü yüklediği, hacizli malı satış yerine götürme yükümlülüğünün bulunmadığı gözetildiğinde, hacizli malların sanığın adresinde saklanmaya devam edildiğinin anlaşıldığı ve teslim amacı dışında tasarruf edildiği kanıtlanamadığı takdirde incelenen dosyadaki suçun oluşmayacağı hususu ile suçu sabit görülse dahi, adli sicil belgesine göre önceden işlediği bir suç bulunmayan sanık hakkında CYY.nın 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının da tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi karşısında, yasayolu denetimi yapılmadan önce belirtilen konuların da incelenmesinde yarar bulunması nedeniyle, açıklanan hususların da yasayolu denetimine getirilip getirilmeyeceği konusunun Adalet Bakanlığının takdirine sunulabilmesi amacıyla yasa yararına bozma isteği konusunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 16.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2010/13770, K. 2010/11847, T. 16.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2010-13770-e-2010-11847-k-ec92d426d6cc