Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2009/3940 E. 2011/3094 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/3940
- Karar No
- 2011/3094
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Hükümlülük, beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ; 1- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe: Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu, Hukuksal tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu, Yaptırım: Cezanın yasal bağlamda uygulandığı, Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre gösterilmemek suretiyle CYY.nın 232/2-d madde ve fıkrasına aykırı davranılmış ise de, bu husus mahallinde düzeltilebileceğinden bozmayı gerektirmediği, Anlaşıldığından sanık ... müdafii ve O yer C.Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan eylemine gelince; Sanığın yakalandığında görevli polislerce kimliğinin sorulması üzerine, kendisini soyadı belirtmeden "..." olarak tanıttığı, ancak herhangi bir ifade veya tutanak tutma işlemi yapılmadan gerçek kimliğinin belirlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Yasası'nın 40. maddesindeki kabahati oluşturmasına karşın, yerinde olmayan gerekçe ile TCY.nın 206. maddesindeki suçtan beraat kararı verilmesi, yasaya aykırı ve O yer C.Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, Buna karşın sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kabahatler Yasası'nın 40. maddesindeki kabahat için aynı yasanın 20/2-c maddesinde öngörülen 3 yıllık dava zamanaşımının temyiz sürecinde gerçekleştiği, Anlaşıldığından O yer C.Savcısının temyiz nedenleri yerinde bulunmakla, sanık yararına olduğu anlaşılan 5326 sayılı Yasa'nın 35, 20/2-c ve CYY'nın 223. maddeleri uyarınca tebliğnameye uygun olarak KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.