Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2009/29071 E. 2011/24880 K.
Konu: Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/29071
- Karar No
- 2011/24880
- Karar Tarihi
- Konu
- Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma HÜKÜM : Hükümlülük Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, alacaklı şirketin yöneticisinin kendisine hacizli malları satıp borcunu ödeyebileceğini söylediği için malları satıp borcu ödediğini savunması karşısında, alacaklı şirket yöneticisi tanık olarak yöntemince dinlenerek sanığın savunmasının araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik soruşturma yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; a) TCK'nın 61/8. maddesi uyarınca temel adli para cezasının tayininde esas alınacak tam gün birim sayısı üzerinden indirim yapıldıktan sonra belirlenen sonuç gün ile bir gün karşılığı takdir edilen miktarın çarpılması suretiyle sonuç adli para cezasının tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, b) Sanığın, suça konu malların bedelini kovuşturma başlamadan önce ödeyip ödemediği araştırılıp sonucuna göre TCK'nın 289/2. maddesinin tartışılmadan hüküm kurulması, c) Sanığın adli sicil kaydındaki Biga Sulh Ceza Mahkemesi'nin 291/440 sayılı hükümlülüğü nedeniyle TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.