Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2008/10514 E. 2010/5751 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/10514
- Karar No
- 2010/5751
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ankara Asliye 11.Ceza Mahkemesi SUÇ(LAR) : Yaralama, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM(LER) : Hükümlülük TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK: Ret, bozma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: A-Yaralama suçlarına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde; Kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu, Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca sanıklar ... ve ...'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, B-Görevi yaptırmamak için direnme suçlarına ilişkin temyiz isteklerine gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Anayasanın 141, 5271 sayılı CYY.nın 34, 230 ve 289/1-g, maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, C.Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması ve Yargıtay’ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanının açıklanması gerekirken, iddia, savunma, dosyadaki bilgi ve belgelerin tartışılması ve ulaşılan yargıyı gerekçeleriyle göstermeyen ve somut olayda görevliye etkin direnme suçunun cebir, şiddet veya tehdit öğelerini oluşturan davranışların neler olduğunu açıklamayan soyut “görevlilere cebir ve şiddetle direndikleri” biçimindeki yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükümleri kurulması, 2-Muş Asliye Ceza Mahkemesince mağdurların anlatımlarının saptanması için yapılan duruşmaya ilişkin 25.11.2005 tarihli tutanağın ilk sayfasının hakim tarafından imzalanmaması, 3- Mahkemece yapılan uygulamaya göre de; a)Adli sicil kayıtlarındaki hükümlülükleri gözetilerek TCY.nın 58/6.maddesinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, b)TCY.nın 62.Maddesinin uygulanması ya da uygulanmamasına yönelik olarak değerlendirme yapıldığında, anılan maddenin 2. Fıkrasında sözü edildiği gibi; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenip somut olaya ve dosyadaki bilgilere göre ilişkilendirilip gerekçelendirilerek karar verilmesi gerekirken, soyut olarak “62. maddesinin uygulanmasını gerektirir şartlar olmadığından uygulanmasına yer olmadığına” biçiminde gerekçesiz olarak karar verilmesi, c)Suçun 15.7.2005 tarihinde işlenmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 51. maddesi uyarınca yalnızca hapis cezalarının ertelenmesine olanak tanınması ve adli para cezasının ertelenmesi olanağının bulunmaması ve mahkemece sonuç olarak adli para cezasına hükmedilmesi karşısında bu konunun değerlendirilmesine gerek bulunmamasına karşın, yürürlükte bulunmayan 647 sayılı Yasanın 6. Maddesi yönünden değerlendirme yapılarak cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı ve sanıklar ... ve ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden sair temyiz nedenleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, 1412 sayılı CYY.nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.