Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/998 E. 2026/2821 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/998
Karar No
2026/2821
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/120 E., 2019/453 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Köyü 2 80... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, toplam 185.402 m² olan arazisi üzerinde tarımsal sulama amacıyla üç adet sulama amaçlı tesis kurmak için 2012 yılı Haziran ayında davalı şirkete başvurduğunu, henüz abonelik işlemleri bitmeden davalı tarafından 20.09.2012 tarihinde 4743, 4744, 4745 sayılı kaçak tespit tutanaklarının düzenlendiğini, her üç kaçak tutanağı için 168.092,19 TL miktarlı fahiş miktarda borç tahakkuk ettirildiğini, tahakkukun hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.03.2014 tarihli kararıyla; zirai bilirkişi verilerine göre hesaplama yapan 17.02.2014 tarihli bilirkişi kurulu raporu esas alınarak, davanın kısmen kabulü ile davacının 139.863,86 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 14.05.2015 tarihli ilamla; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "...davalı görevlileri tarafından düzenlenen kaçak elektrik tutanağında, davacının tarımsal sulamada sayaçsız abonesiz kaçak elektirik kullandığı ve Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 13-(1)-b maddesi hükmüne göre kaçak tüketim miktarının hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur. 13.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda hem zirai verilere göre hemde Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı EPDK kararı Uyarınca davacı tarafından kullanılan kaçak elektrik tüketim bedeli ayrı ayrı belirtilmiş ,sözkonusu rapora itiraz üzerine alınan ve yine ilk rapordaki zirai veriler doğrultusunda hesaplama yapan 3 tesis için toplamda davacının 28.228,33 TL kaçak tüketim borcu bulunduğunu bildirir ek bilirkişi raporu uyarınca hüküm tesis edilmiştir . Yerel Mahkemece; 13.01.2014 tarihli Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı EPDK kararı Uyarınca davacı tarafından kullanılan kaçak elektrik tüketim bedelini tespit eden ilk rapor doğrultusunda (davacının 3 tesis için toplam 155.067,54 TL'den sorumlu tutulması gerektiği yönündeki hesaplama uyarınca) hüküm tesisi gerekirken zirai verilere göre hesaplama yapan bilirkişi raporunun esas alınarak sonucu dairesinde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 13.01.2014 tarihli bilirkişi ilk raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile davacının 080600, 080599, 079124 seri nolu ve 20.09.2012 tarihli kaçak tespit tutanakları nedeniyle davalı şirkete 13.024,65 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının kaçak elektrik kullandığının dosya kapsamında tespit edildiğini, davacının tarımsal sulama yaptığını, bu durumda elektrik enerjisi kullandığının sabit olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik tüketimi nedeniyle davalı tarafından düzenlenen faturadan dolayı borçlu olunmadığının ve kaçak elektrik kullanılmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan Mahkeme kararının bozmaya uygun bulunmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyecek olmasına, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/998, K. 2026/2821, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-998-e-2026-2821-k-c9bb74ca1c94