Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/314 E. 2026/2683 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/314
Karar No
2026/2683
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/131 E., 2025/290 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; tarafların kardeş olduklarını, müvekkilinin 07.07.2020 tarihinde 180.000,00 TL bedelli 55... plakalı 2020 model ... marka traktör satın aldığını, satış bedelinin 61.500,00 TL'sini elden peşin ödediğini, kalan 120.000,00 TL için kredi kullanmak istediğini ancak üzerine kayıtlı rehin gösterebileceği taşınmazı bulunmadığından kredi başvurusunun onaylanmadığını, bunun üzerine davalı adına tapuda kayıtlı taşınmazı rehin göstererek davalı adına kredi çektiklerini, müvekkilinin çekilen kredinin 2020 yılından günümüze kadar 29.000,00 TL'lik kısmını ödediğini ve ödemeye devam ettiğini, tarafların ilk kredi taksiti ödendiğinde traktörün tescilinin müvekkili adına yapılacağını kararlaştırdıklarını, ancak traktörün tüm borcu müvekkili tarafından ödenmesine rağmen davalının devirden kaçındığını, traktörün de davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek; traktörün müvekkiline ait olduğunun tespiti ile müvekkili adına tescilini, mümkün değilse müvekkili tarafından ödenen 90.500,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; tarafların traktörü ortak aldığını, adına tescil edildiğini, ancak davacının ortak kullanımda olmasına rağmen traktörü kaçırdığını, davacının kötüniyetli olduğunu, kredinin henüz ilk taksitinin ödendiğini ve işbu taksitin yine ortak olarak ödendiğini, öte yandan davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2023 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacı tarafın tescil talebinin reddine, ancak çoğun içerisinde az da vardır kuralı gereği 55... plaka sayılı aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2024 tarihli kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 24.03.2025 tarihli ilamla; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği belirtilerek, davacı traktörün kendi adına alındığını, her ne kadar tescili davalı kardeşi üzerine yapılmışsa da sonra kendi adına devredileceğini, ancak kardeşinin devre yanışmadığını iddia ettiği, davalının ise traktörün ortak alındığını ileri sürdüğü, inanç ilişkisinin ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, delil başlangıcı niteliğinde belge varsa inanç sözleşmesinin tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceği, tarafların kardeş olmasının bu durumu değiştirmeyeceği, davacı vekilinin 22.02.2023 tarihli duruşmada "Yeni delil elde ettik taraflar kendi aralarında bir anlaşma yapmışlar yapılan bu yazılı anlaşmayı mahkemeye sunuyoruz. Bu yapılan ve uygulanmayan yazılı anlaşmanın aslı ... Mah. Muhtarı ...'dadır." şeklinde beyanda bulunduğu, yazılı belgenin dosyaya sunulduğu, davacı tarafından 22.02.2023 tarihli duruşmada fotokopisi sunulan bila tarihli yazılı belge, süresinden sonra sunulduğu için Mahkemece delil olarak kabul edilmediği, her ne kadar davalı vekili, aynı duruşmada davacı tarafından sunulan evrakı ve içeriğini kabul etmediklerini beyan etmişse de, davalı vekilinin cevap dilekçesinde traktörün ortak alındığını kabul ettiği, davacının da kendi sunduğu fotokopi belgeye dayandığı, Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin inançlı işleme ilişkin olduğu kabul edilerek yukarıda açıklanan bila tarihli belge değerlendirilmek suretiyle, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılıp ve İlk Derece Mahkemesi kararı davacı yararına bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki ilişkinin inançlı işleme dayalı olduğu ve davacı tarafın fotokopi belgeye dayandığı, davalının da traktörün ortak alındığını kabul ettiği dikkate alınarak aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun ispat edilemediği, davacının, sunulan belgede belirtilen 50.000,00 TL yönünden alacağının bulunduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile dava konusu araca ilişkin araç mülkiyetinin davacı adına tespiti ve tescili taleplerinin reddine, davacının terditli taleplerinden alacak isteminin kabulü ile 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemenin sunulan belgeyi geçersiz sayarak bozma gerekçesine aykırı davrandığını, dosyada mevcut banka kayıtlarının, traktör bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini açıkça gösterdiğini, tanıkların da satış işleminin müvekkili tarafından yapıldığını, davalının yalnızca kredi işlemi için adının kullanıldığını beyan ettiğini, müvekkilinin güven ilişkisi içinde hareket ederek aracı davalı adına tescil ettirdiğini, davalının bu güveni kötüye kullanarak aracı devretmemesinin dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, Mahkemece 490.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulması gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işlem sebebine dayalı araç mülkiyetinin tespiti ve tescili, mümkün değilse alacak istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacı, dava konusu traktörün kendi adına alındığını, her ne kadar tescili davalı kardeşi üzerine yapılmışsa da sonradan kendi adına devredileceğini, ancak kardeşinin devre yanışmadığını iddia etmişse de, davacının kendi sunduğu fotokopi belgeye göre dava konusu traktörün taraflarca ortak alındığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Davacı tarafından sunulan bila tarihli fotokopi belgenin incelenmesinde; "Ben ... kardeşim ...'la anlaştık. 2003 model açma minibüsten hakkımı aldım. ... traktör ortak olup kalan borcu 2023 kredisi ... ödeyecek. Kalan kredi 2024-2025 kredisi ... ve ... ödeyecek-ortak. ... tarafından ve ... tarafından traktör kullanılmayacak. 55... plaka ...-...'a 50 bin lira ödeyecek. Elimizdeki tarım aleti iki kardeşe ortaktır." şeklinde düzenlendiği, mahalle muhtarının imzası kaşesi ile iki aza ve tarafların imzasının bulunduğu görülmüştür. Her ne kadar fotokopi belgenin delil olarak kabulü mümkün değilse de davalı vekili de cevap dilekçesi ile traktörün ortak alındığını ikrar ettiğinden, tarafların dava konusu traktörü ortak aldıklarının kabulü gerekir. İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından sunulan bila tarihli fotokopi belgenin içeriğine göre 50.000,00 TL yönünden kabul kararı karar verilmiş olması yerinde olmayıp, davalının ikrarı doğrultusunda dava konusu traktörün 1/2'sinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/314, K. 2026/2683, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-314-e-2026-2683-k-90ed2417a93d