Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/283 E. 2026/3797 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/283
- Karar No
- 2026/3797
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1973 E., 2025/2430 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/23 E., 2025/443 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin eczane sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurum tarafından gönderilen 24.03.2017 tarihli yazıyla; 2009 Yılı Eczane Protokolünün (6.3.3.) maddesi gereği 43.479,83*5=217.399,15 TL, (6.3.10.) maddesi gereği 43.479,83*5=217.399,15 TL, (6.3.19.) maddesi gereği 43.479,83*10=434.798,30 TL cezai şart ile fesih uygulandığının bildirildiğini, müvekkili aleyhine uygulanan cezai şart ve fesih işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davalı Kurum işleminin haksızlığının tespiti ile iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; reçete sahibi dava dışı hastalar A.A., L.A. ve M.K. tarafından davaya konu reçetelerdeki ilaçları aldıklarını beyan etmeleri ile 2025 yılı protokolü (5.3.2.) maddesinin son paragrafındaki "Ancak hastanın veya ilacı teslim alan kişinin ilacı aldığını beyan etmesi durumunda bu madde hükmü uygulanmaz" düzenlemesi nedeniyle davacı aleyhine 2009 yılı Eczane protokolünün (6.3.3.) maddesinin uygulanmasının yersiz olduğu, 2009 yılı protokolü (6.3.10.) maddesinin 2025 yılı Protokolünde (5.3.5.) maddesi olarak yeniden revize edildiği, maddenin ilk paragrafında "Kurum, İl Sağlık Müdürlüğü veya Eczacı Odası tarafından eczanede yapılan denetimde" denildiği, Sağlık Müdürlüğü veya Eczacı Odası tarafından eczanede yapılan bir denetim bulunmadığı, ayrıca hastalar ilaçları aldıklarını ifade ettiklerinden uygulanan cezai işlemin yerinde olmadığı, davaya konu ilaç kullanım raporlarına istinaden reçete düzenleyen dava dışı hekimlerin kendilerine gösterilen reçetelerde yer alan yazı, imza ve kaşelerin kendilerine ait olduğunu ve reçeteleri kendilerinin düzenlediğini beyan ettikleri, eczacı ya da eczane çalışanlarınca kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak kuruma sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin somut olarak tespitini gösteren bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle cezai işlemin ve fesih işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2009 yılı Protokolünün (6.3.3.), (6.3.10.), (6.3.19.) maddeleri gereği uygulanan cezai şart ve fesih işleminin yerinde olmadığının tespiti ile iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeyle hazırlandığını, müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, ilk hükmün davacı tarafça istinaf edilmemesi nedeniyle vekalet ücreti hususunda kurulan hüküm yönünden müvekkili lehine kazanılmış hak doğduğu gözetilmeyerek daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık; davacının, ... kapsamındaki kişilerin Türk Eczacıları Birliği üyesi eczanelerden ilaç teminine ilişkin 2009 yılı Protokolünün (6.3.3.), (6.3.10.) ve (6.3.19) maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle uygulanan cezai şart ve fesih işlemlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davalı Kurum tarafından dava konusu cezai işlem ve feshe konu fiillerin davacı tarafça işlendiğinin ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.