Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/194 E. 2026/3788 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/194
- Karar No
- 2026/3788
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/378 E., 2025/2082 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/275 E., 2024/458 K
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Dosya içeriğine göre, temyize konu asıl dava itirazın iptali davası olup, temyize konu edilen toplam miktarın 60.266,30 TL olduğu, karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen davaya yönelik olarak davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili; tarafların ..... Mah. .... mevkii 1 28... Parsel ..../..... adresine kayıtlı taşınmaz için protokol imzaladıklarını, sonrasında protokol uyarınca anılı taşınmazın devrinin tapuda davalıya yapıldığını, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca taşınmazın satışına ilişkin 10.000.000,00 TL'nin 9.300.000,00 TL'lik kısmı tapu devir tarihinde kalan bakiyenin ise en geç 30.10.2023 tarihine kadar müvekkiline ödeneceği ve bakiye 700.000,00 TL'lik kısım için tapu devir tarihi ile 30.10.2023 tarihi arasındaki yasal faizi eklenerek ödeme yapılacağı hususunda anlaştıklarını, ancak müvekkilinin tapuyu devrettikten sonra ödenmesi gereken 9.300.000,00 TL'nin 60.000,00 TL'lik kısmının müvekkiline ödenmediğini, ihtarname gönderildiğini, hemen akabinde Manisa İcra Dairesinin 2023/106213 Esas sayılı dosyası ile borçlu davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlu vekilinin itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu ileri sürerek;, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince 30.10.2023 tarihinde ödenmesi gereken 700.000,00 TL'lik kısmın ödenmediğini, 30.10.2023 vade tarihli senedin tahsili için takip dosyasının başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini fakat imzaya itiraz etmediğini ileri sürerek; alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yapılan protokole istinaden icra takibine konu borcun davalı tarafından ödenmediği, ödemeye ilişkin her hangi bir yazılı belge, dekont v.s sunulmadığı, davalı tarafından ödeme yapmamasına gerekçe gösterilen sebeplerin aralarındaki protokol olması sebebiyle soyut kaldığı, ödeme yapmamak için gerekçe olamayacağı, toplanan deliller, usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının davasında haklı olduğu, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile: icra takiplerine yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına, yasal şartlar mevcut olmadığından icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davalı vekili; sözleşme uyarınca müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine eksiksiz bir şekilde getirdiğini, ödemekle yükümlü olduğu satış bedelinin tamamını davacı yana gönderdiğini, ancak davacı yan sözleşme hükümlerine riayet etmeyerek müvekkiline ayıplı bir taşınmazı satmasının akabinde haksız ve mesnetsiz iddialar ile aleyhine dava açarak maddi ve manevi zarara uğratmayı amaç edindiğini, borcu söndüren belgelerin yargılamanın her aşamasında sunulabileceğini, müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, borcun bulunduğuna yönelik ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, bilirkişi raporunun davacı lehine, tek yanlı ve somut verilerden uzak bir şekilde tanzim edildiğini, müvekkilinin yapmış olduğu ödeme olan 60.000,00 TL rakamı dahi irdelemeden hesaplama yapıldığını, itirazın iptali davasının kısmı dava olarak açılamayacağını, adil yargılama haklarının ihlal edildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle taraflar arasında 14.12.2022 tarihinde imzalanan sözleşmeden sonra dava konusu 03.03.2023 tarihli sözleşmenin imzalandığı, 03.03.2023 tarihli harici satış sözleşmesi ile davaya konu taşınmazın satış bedelini 10.000.000,00 TL olarak belirledikleri, 10.000.000,00 TL satış bedelinin esas alınmasının yerinde olduğu, davalı tarafından 9.240.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalının bakiye satış bedeli miktarını ödediğini ispatlayamadığı, davalı tarafından sunulan 14.12.20 22... .12.2022 tarihli dekontların açıklama kısmında satış bedeline mahsuben ödeme yapıldığının belirtilmediği, 03.03.2023 tarihli sözleşmede de bu ödemelerden bahsedilmediği dikkate alındığında bu bedellerin satış bedelinden mahsup edilmesinin mümkün olmadığının anlaşılmasına, göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, birleşen dava yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.