Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/179 E. 2026/3670 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/179
Karar No
2026/3670
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2416 E., 2025/1957 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/9 E., 2022/467 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı ... ile müvekkili arasında 2016 yılı başlarında duygusal birliktelik yaşandığını, davalı ...’un 2016 yılı son aylarından itibaren müvekkiline şantaj yaparak sürekli borç para talep ettiğini, müvekkilin de değişik zamanlarda davalının babası olan diğer davalı ...'in banka hesabına ve ...’un kullandığı cep şube hesabına paralar gönderdiğini, müvekkilinin göndermiş olduğu paraların iadesi için başlatılan icra takibine davalı borçluların itiraz ettiğini ileri sürerek; davalıların icra takibine yaptığı itirazların iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; taraflar arasında herhangi alacak ve borç ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde davacının para yatırdığını beyan ettiği hesap numarasının müvekkile ait olmasına karşın oğlu ... tarafından kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; müvekkilinin araç kiralama işiyle uğraştığını, davacının sürekli müvekkilden araç kiraladığını ve bunun karşılığında çeşitli tarihlerde paralar gönderdiğini, gönderilen paraların borç olarak gönderildiğini kabul etmediğini, söz konusu hesaplar diğer davalı ...'e ait olsa da müvekkili tarafından kullanıldığını, diğer davalı ...'in bu dosyayla her hangi bir bağlantısının bulunmadığını, paraların gönderildiğinden haberinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından farklı tarihlerde toplam 355.000,00 TL'nin davalı ...'e verildiği, paranın borç olarak verildiği hususunun davalı ...'un ceza mahkemesindeki savunmasıyla sabit olduğu, davalı ... tarafından 155.000,00 TL'nin elden ödendiği belirtilmiş ise de buna ilişkin delillerin dosyaya ibraz edilemediği, davacının ceza mahkemesindeki şikayet ve savunmasında paranın davalı ...'un babası olan diğer davalı ...'in hesabına yatırıldığını belirttiği, davacının beyanında da sabit olduğu üzere parayı alanın davalı ... olduğu, paranın sadece davalı ...'in hesabı kullanılarak davalı ...'a verildiği, bu haliyle davacının davalı ...'e 355.000,00 TL borç verdiği, ancak davacının 345.443,52 TL talepte bulunduğu, davalı ... tarafından borcun ödenmediği, davalı ...'e bir borç verilmediği, verilen borç miktarının belirli ve alacağın likit olduğu, icra inkar tazminatının şartlarının oluştuğu gerekçesiyle; davalı ...'e yöneltilen davanın kabulüne, icra dosyasına davalı ... tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin davalı ... yönünden devamına, 69.088,70 TL'lik icra inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'e yöneltilen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ile davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takip ve dava konusu paraların davalı ...'e borç olarak gönderildiği hususunun kesin delil ile ispatlandığı, davalı ... tarafından borcun ödendiği savunmasının kesin delillerle ispatlanamadığı, davacı tarafından gerek dava dilekçesinde gerekse İstanbul Anadolu 39.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/194 Esas sayılı dosyasının 24.09.2019 tarihli duruşmasında, takibe ve davaya konu paraların davalılardan ...'e borç olarak gönderildiğinin açıkça ifade edildiği, diğer davalıya borç para verildiğine ilişkin herhangi bir iddianın bulunmadığı, parayı alanın davalı ... olduğu, paranın sadece davalı ... hesabı kullanılarak davalı ...'e verildiği, bu hali ile davalı ...'in davacı ile diğer davalı arasındaki borç ilişkisinin tarafı olmadığı, bu sebeple davalı ... açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, bu sebeple davanın ... yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilerek dava değeri nazara alındığında maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile davalı ...'e yöneltilen davanın kabulüne, icra dosyasına davalı ... tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin davalı ... yönünden devamına, 69.088,70 TL'lik icra inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'e yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkili tarafından değişik zamanlarda davaya konu parayı davalılardan ...'ün tehditleri doğrultusunda her iki davalının da hesabına gönderildiğini, davalı ...'in hesabına uzunca bir süre farklı tarihlerde ve aralıklarla yatan paralarla ilgili bilgisinin olmadığına, yatan paranın ... tarafından kullanılmadığına, kendisine ait banka hesabının davalı ... tarafından kullanıldığına ilişkin soyut iddialarının kabulünün hukuken mümkün olmadığını, davalı ... ile eylem birlikteliği içerisinde hareket eden ve hesabına müvekkil İdare tarafından yatırılan yüksek bedellerdeki borcu gelinen aşamaya kadar ödediğini geçerli hiçbir delil ile ispat edemeyen davalı ...'in da borçtan sorumlu olması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, borç olarak verilen paranın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davacının davalılardan ...’den şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma nedeniyle açılan ceza davasında yer alan beyanlardan paranın davalılardan ...’e verildiğinin, yine davalı ...’in hesabına para gönderilirken paranın ...’e borç olarak verildiği şeklinde açıklamaların yer aldığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/179, K. 2026/3670, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-179-e-2026-3670-k-07656dc4fc51