Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1622 E. 2026/3088 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1622
Karar No
2026/3088
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1373 E., 2025/1529 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2015/1151 E., 2020/55 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ve davalılardan ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. ile ... Gayrimenkul Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalılardan ... ... Şirketi ile müvekkili arasında 25.05.2012 tarihli gayrimenkul pay ortaklığı sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme ile davalı şirketlerin ... İlçesi 14 40... parselde kain arsada 90.000,00 TL karşılığında brüt yaklaşık 135 m² daire yapım ve teslimi taahhüdünde bulunduklarını, sözleşmede belirtildiği gibi müvekkilinin tüm ödemeyi yaptığını, davalıların sözleşmedeki kendilerine verilen azami sürede edimlerini yerine getirmediklerini, sözleşmenin 11. maddesinde dairelerin teslim tarihinin sözleşme tarihinden itibaren azami 36 ay olduğunu, adi ortaklık uyarınca müvekkiline karşı sözleşmesel edimin yerine getirilmemesinden tüm davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını, davalılar tarafından bugüne kadar müvekkiline ödeme yapmadığını belirterek; teslimi gereken bağımsız bölümün teslim tarihinde tamamlanmış haldeki rayiç bedelinden şimdilik 90.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 21.10.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle; bilirkişi raporuna karşı itirazlarını yineleyerek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 260.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili; davacı ile davalı ... ... Gayrimenkul Ltd. Şti. arasında 18.05.2012 tarihinde gayrimenkul pay ortaklığı sözleşmesi yapıldığını, davalı ortaklar arasında adi ortaklık sözleşmesinin 30.05.2012 tarihinde yapıldığını, sözleşmede imzası olmayan ve bedeli şirketin ortaklık hesabına geçmeyen bir satıştan ve bedel iadesinden sorumlu tutulamayacağını, dava konusu taahhüdün adi ortaklık ile hiçbir ilgisinin olmadığını, yapılan adi ortaklık sözleşmesinin 8. maddesinde, ortaklar yönetim kurulunda bulunan temsilcilerinden her birinin atacağı üç imza ile en geniş şekilde temsil edileceğini, üç temsilcinin imzasının olmadığı bir taahhüdün ortaklığı borç altına sokamayacağının hükme bağlandığını, davacının taşınmaz bedeli olan parayı ... ... Şirketinin banka hesabına yatırdığını, ... ... Şirketinin yaptığı usulsüz satışlar ile ilgili olarak diğer davalı şirket ve müvekkili şirket hakkında takipsizlik kararı verildiğini, davacı ile davalı ... ... Şirketi arasında yapılan pay ortaklığı sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, davacıya verdiği taahhüt bakımından davalı ... ... Şirketinin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre kişisel olarak sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Gayrimenkul Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekili; diğer davalılar ile müvekkili şirket arasında adi ortaklık sözleşmesi yapıldığını, ... ... Şirketi tarafından davacıya verilen dava konusu taahhüdün adi ortaklık ile hiçbir ilgisinin olmadığını, sözleşmede müvekkilinin adının geçmediğini, adi ortaklık sözleşmesinin tarihinin 30.05.2012, davacının ... ... Şirketi ile yaptığı sözleşmenin tarihinin ise 18.05.2012 olduğunu, ... ... Şirketi tarafından müvekkilinin de mağdur edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... ... Gayrimenkul İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. vekili; bölgedeki inşaatların Belediye tarafından durdurulduğunu, Belediye tarafından durdurulan sürenin inşaat süresine ekleneceğinden temerrüt oluşmadığını, bu durumun mücbir sebep teşkil ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2020 tarihli kararıyla; davacı ile davalılardan ... ... Şirketi arasında 25.05.2012 tarihli gayrimenkul satış vaadi niteliğindeki sözleşmenin yerine getirilme olanağının bulunmadığı, ... ... Şirketinin adi ortaklardan ... İnşaat'a ait taşınmaz üzerinde yapılacak bağımsız bölümü davacıya satmış olduğu, yapılan adi yazılı sözleşmenin geçerli bulunması nedeniyle davacının rayiç bedel talebinin haklı olduğu, bilirkişilerce dava konusu bağımsız bölümün sözleşmedeki niteliklerine göre rayiç değerinin 260.000,00 TL olarak belirlendiği, davalılar ... İnşaat ve ... Gayrimenkul ile davacı arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği sözleşme şartlarının sözleşmede taraf olanlar bakımından bağlayıcı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 260.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ... Şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, davalılar ... İnşaat ve ... Gayrimenkul Yatırım San. A.Ş. aleyhine açılan davaların reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli kararıyla; davacıya taahhüt olunan dairenin teslim edilmediği gibi davacı tarafça ödenen bedelin de iade edilmediğinin sabit olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile söz konusu taşınmazın rayiç bedelinin 260.000,00 TL olarak belirlendiği, davacının taşınmazın rayiç bedelini tüm davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın tüm davalılar yönünden kısmen kabulü ile 260.000,00 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş, karar süresi içinde davalılardan ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili, ... Gayrimenkul Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ SÜREÇ 1. Dairemizin 12.03.2024 tarihli ilamıyla; Davalılardan ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekilinin ve ... Gayrimenkul Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "Dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunun davacı vekiline 14.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin süresinde 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna özellikle rayiç bedelin belirlenmesi noktasında çeşitli emsaller de sunarak itiraz ettiği, 21.10.2019 tarihli ıslah dilekçesinde de fazlaya ilişkin hakkını ve ek dava açma hakkını saklı tutarak talebini ıslah ettiği anlaşılmaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince; bilirkişi heyetinden davacının itirazlarını değerlendiren ek rapor aldırılması, yeterli görülmediği takdirde ise alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeniden bir heyetten yeni rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları karşılanmaksızın karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Öte yandan davacı vekili tarafından alacağın davalılardan müşterek ve müteselsilen rayiç bedelin tahsili talep edilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince bu konuda değerlendirme yapılmaksızın karar verilmiş olmasıda usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 10.10.2025 tarihli bilirkişi raporu ile taşınmazın değerinin 450.000,00 TL olarak tespit edildiği, Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinde ıslah yoluna başvurulması mümkün olmadığı gibi, davacı tarafın İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında ıslah hakkını kullanmış olması karşısında davacının ikinci kez ıslah yoluna da başvurabilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından 10.10.2025 tarihli rapordan sonra dosya kapsamına sunulan 04.11.2025 havale tarihli ve talep arttırım konulu dilekçesine değer atfedilmediği, bu suretle davacının İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sunmuş olduğu ıslah dilekçesiyle 260.00,00 TL talep ettiği gözetilerek ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 260.000,00 TL'nin dava tarihinden geçerli işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş; karar, davacı ve davalılardan ... A.Ş. vekili ile ... A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu haliyle de dilekçelerinin talep artırım dilekçesi olarak kabul edilip karar verilmesi gerekirken hatalı karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili; davacı ile diğer davalı ... ... Gayrimenkul İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 25.05.2012 tarihli sözleşmede müvekkili şirketin herhangi bir şekilde taraf bulunmadığını, davalı şirket ile diğer davalılar arasında akdedilen adi ortaklık sözleşmesinin tarihinin 30.05.2012 olduğunu, davacı ile adi ortaklığın sözleşme yapabilmesi için üç ortağın onay vermesi gerektiğini, istinaf kararında 15.05.2012 tarihli adi ortaklık sözleşmesi kurulduğu iddia edilmiş olsa da söz konusu sözleşmenin işleme alınmadığını ve tarafların ortaklık iradesinin 30.05.2012 tarihli sözleşme ile netleştiğini, ikinci sözleşme ile ilk sözleşmenin yok hükmüne geçtiğini, davacı ile sözleşme akdeden ... Şirketinin adi ortaklığın diğer şirketleri olan davalı şirket ve ... Gayrimenkul ile birlikte müteselsilen sorumlu olmasının da hukuka aykırı olduğunu, ... Gayrimenkulün işlemi kendi adına ve hesabına yaptığını, kendi adına ve adi ortaklık hesabına yaptığı kabul edilse dahi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 637. maddesi uyarınca tek başına sorumlu olduğunu ve en önemlisi ... Şirketine ortaklık adına yönetim görevi verilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... Gayrimenkul Yatırım San. ve Tic. A.Ş. vekili; diğer davalılar ile arasında adi ortaklık sözleşmesi yapıldığını, ... tarafından davacıya verilen dava konusu taahhüdün adi ortaklık ile hiçbir ilgisinin olmadığını, sözleşmede adının geçmediğini, adi ortaklık sözleşmesinin tarihinin 30.05.2012, davacının ... ile yaptığı sözleşmenin tarihinin ise 18.05.2012 olduğunu, ... tarafından kendisinin de mağdur edildiğini savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesi gereğince teslim edilmeyen bağımsız bölümün rayiç bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldığı, bozma ilamının kapsamı dışında kalan kesinleşen hususlar hakkında yeniden inceleme yapılmayacağı anlaşılmakla, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/1622, K. 2026/3088, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-1622-e-2026-3088-k-36fe030f5fef