Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/131 E. 2026/4024 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/131
- Karar No
- 2026/4024
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/179 E., 2025/440 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirkete ait otelin 78... kişi kapasiteli kısmının 30.08.2022 giriş ve 04.09.2022 çıkış olmak üzere toplam 5 gün bloke edildiğini ve bu hususta 17.08.2022 tarihinde sözlü anlaşma yapıldığını, 19.08.2022 tarihinde davalı İdarenin protokol müdürü tarafından gönderilen mail ile sözleşmenin de kesin olarak onaylandığını ancak konaklama yapılmadığından bahisle ödeme yapılmadığını, bu nedenle düzenlenen faturanın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, Samsun'da düzenenen .... etkinliği nedeniyle şehirdeki tüm otellerin dolduğunu, birçok işletmenin kazanç sağladığını, ancak müvekkili şirketin bu kazançlardan faydalanamadığını ve büyük ekonomik zarara uğradığını, müvekkili tarafından sözleşme ile ilgili Samsun Valiliğinden herhangi bir itiraz veya olumsuz yanıt gelmediği gibi sözleşmenin kabul edildiği için 14.09.2022 tarihinde düzenlenen faturaya da itiraz edilmediğini, müvekkili tarafından başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı İdare vekili; müvekkili ile davacı arasında sözlü veya yazılı herhangi bir sözleşme yapılmadığını, davalı İdare görevlileri ile davacı şirket yetkilileri arasındaki görüşmelerin bilgi alma amaçlı yapıldığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2025 tarihli kararıyla; ... ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğu, icra takibinin yapıldığı hasmın, itirazın iptali davasında davalı olarak bulunması gerektiği, icra takibinde borçlu olarak gösterilen kişi ile itirazın iptali davasında davalı olarak gösterilen kişinin farklı olamayacağı, davalı olarak gösterilen Samsun Valiliğine karşı yapılmış bir takip olmadığı gerekçesiyle, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 06.05.2024 tarihli kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 19.03.2015 tarihli ilamla; ... tarafından dosyaya iletilen 28.11.2022 tarihli yazı ile dava dilekçesinde ismi geçen..... İlişkiler .......'nin konaklama tarihlerinde ..... Şube Müdür Vekili olarak görev yaptığının bildirildiği, tanık beyanlarından davacı otel yetkilisi ile sözleşme görüşmelerinin davalı Valiliğe bağlı protokol şube müdürü vekili tarafından yapıldığı değerlendirildiğinde, husumetin davalı Valiliğe yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının delil olarak dayandığı mail yazışmalarının incelenmesinde; 18.08.2022 tarihinde davacı şirket tarafından alıcısı.....gov.tr olan mail adresine, öncesinde yapılan sözlü görüşmeye istinaden hazırlanan taslak sözleşme metninin gönderildiği, .........gov.tr adresinde davacı şirkete gönderilen 19.08.2022 tarihli mail de ise, onaylıyorum şeklinde cevap verildiği, Samsun Valiliğine yazılan müzekkereye cevaben gönderilen 28.11.2022 tarihli cevabı yazıda, .....İlişkiler Müdürü ...'in 19.02.2022-24.10.2022 tarihleri arasında .... Şube Müdürü vekili olarak, 25.10.2022 tarihinden itibaren ise..... ve Koordinasyon Müdür vekili olarak görev yaptığının bildirildiği, 22.09.2023 tarihli cevabi yazıda ise; 2022 yılı Ağustos ayı veya öncesinde Valiliği borç yada yükümlülük altına sokan herhangi bir sözleşme yapma yetkisi bulunmadığının, bu yöne ilişkin valilik nezdinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığının bildirildiği, davalı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği, davacı tarafın ise akdi ilişkinin kurulduğuna ilişkin delil olarak mail yazışmalarına ve tanık deliline dayandığı, akdi ilişkinin kurulduğunun tanık beyanıyla ispatlanamayacağı, davacının iddiasını ancak yazılı delille ispatlayabileceği, mail yazışmalarının yapıldığı davalı Valilik çalışanı ...'in Valiliği temsilen sözleşme yapma yetkisinin bulunmadığı, sonrasında bu kişinin yaptığı işlemlere Valilik tarafından onay verildiğine ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığı, akdi ilişkinin kurulduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkil şirketin valilik personeli olan ...'in yetkisiz olduğunu bilecek konumda olmadığını, davalı İdare adına iletişime geçen ...'in kullandığı mail hesabı......tr uzantılı kurumsal e posta adresi olmakla birlikte şirketle iletişime geçilen telefon numarasının da resmi telefon numarası olduğunu, görünüşte yetki ilkesi sebebiyle müvekkilin ayrıca yetki belgesi talep etmesi beklenemeyeceğini, bölgede sözleşmeler ve anlaşmaların aynı yöntemle kurulması hususunda teamül oluştuğunu, davalının faturalara itiraz etmemesinin ikrar niteliğinde olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, faturanın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, davalı İdareyi borç altına sokacak işlemi yapan kişinin temsil yetkisinin bulunmadığının, işlemin sonradan İdarece icazet verilmek suretiyle benimsenmediğinin anlaşılmasına göre, davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.