Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/12 E. 2026/3374 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/12
- Karar No
- 2026/3374
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/888 E., 2025/2929 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/120 E., 2025/79 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Küçükçekmece'de bulunan mecura taşınmadan evvel davalı şirket çalışanlarının elektrik sayacına ilişkin tüm onayları verdikten sonra, Oto Yıkama, Otopark işi ile iştigal ettiğini, davalının çalışanlarının 01.09.2022 tarihinde müvekkilinin faaliyetleri yürüttüğü işletmeye gelerek kaçak kullanım yapıldığı gerekçesiyle kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim ettiğini, davalının 02.09.2022 tarihli ve 630.718,79 TL tutarlı fatura tanzim ederek müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, müvekkilinin elektrik sayacına davalı şirket çalışanları dışında hiç kimsenin müdahale etmediğini ileri sürerek; başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı adına kayıtlı bulunan aboneliklere 01.09.2022 tarihinde kaçak kontrol ekiplerince yapılan kontrolde abonenin kayıtlı sayaca ait giriş kablosuna kontaktör üzerinden "harici hat" vasıtasıyla kaçak elektrik kullanımı yaptığı tespit edilerek zabıt tanzim edildiğini, dava konusu edilen fatura ve kaçak tutanağının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı hakkında karşılıksız yararlanma suçundan yapılan yargılama sonucunda her ne kadar beraat kararı verilmiş ise de, davacıya ait işletmenin elektrik sayacından normal kullanıma esas olmayan ve sayaca yansımayacak şekilde ayrı bir hat çekilerek elektrik tüketimi yapıldığının dosya kapsamında bulunan tutanak ve belgeler, olay yeri görüntü kayıtları ve düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler ile sabit olduğu, kaçak elektrik hattının çekildiği sayacın davacının gözetim ve denetimi altında bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafın kaçak elektrik hattının çekilmesiyle bir ilgisinin olmadığına yönelik iddialarına itibar edilmesi mümkün olmadığı gibi aksini ispat eden bir delilin de bulunmadığı, söz konusu kaçak elektrik kullanımından dolayı davacının sorumlu bulunduğu, davalı ... tarafından dosyaya sunulan tüketim endeks ekstreleri ve yasal mevzuat kapsamında, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (Yönetmelik) kapsamında yapılan hesaplamalar ile davalı şirket tarafından davacının kaçak/usulsüz kullanımına ilişkin 630.718,79 TL kaçak tüketim bedeline ilişkin borç tahakkuk ettirildiği daha sonra bu faturanın davalı tarafça iptal edilerek yerine 350.375,94 TL bedelli yeni fatura tahakkuk ettirilmiş ise de, davalı tarafından ilk düzenlenen 630.718,79 TL faturaya dayalı dava konusu icra takibinin başlatıldığı, faturanın iptal edildiği ya da borcun daha az olduğuna dair davalı tarafça icra dosyasına yapılmış bir bildirimin bulunmadığı, dava konusunun icra takibine dayanak fatura olan 630.718,79 TL fatura olması nedeniyle bu yönde değerlendirme yapılarak, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli elektrik mühendisi bilirkişi raporunda elektrik mevzuatı uyarınca yapılan hesaplama ile davacı tarafın sorumlu olduğu kaçak tüketim bedelinin 182.720,53 TL olduğunun, bu miktar üzerinden 1.370,40 TL faiz, bu faiz tutarına da 246,67 TL KDV talebinde bulunabileceği tespit edilmediği, bu miktarların talep edilen miktarlardan mahsubu sonrası; davacının davalı ... tarafından tahakkuk ettirilen 02.09.2022 tarihli ve 630.718,79 TL bedelli faturadan ve bu faturaya dayanılarak başlatılan icra dosyasından dolayı 447.998,26 TL kaçak elektrik kullanım bedeli, 3.359,99 TL gecikmiş gün faizi, 604,80 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 451.963,05 TL miktarında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davalının kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili;davalının ticari defterlerine göre müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edildiğini, hesaplama 32.854 kw üzerinden yapılmış isede, müvekkiline atılan mesajda 21.236 kw elektrik kullanıldığının belirtildiğini, akım tespiti yapılmadığını, diğer yandan davacı tanıkları dava konusu işyerinde 7-8 saat çalışıldığını beyan etmesine rağmen 14 saat üzerinden hesaplama yapıldığını, davalının takibe koyduğu faturaları 10 saat üzerinden hesapladığı yönünde beyanda bulunduğunu, tutanakta belirtilen kompresör, klima, şofben, havalandırma, süpürge makinesi, ahtapot makinesi, dalgıç motoru, tazyikli su motoru, aydınlatma için kullanılan elektriğin hangi hattan beslendiği ve bu cihazların olması gereken güç kapasitesi hakkında değerlendirme yapılmadığını, ihtilafsız dönemin araştırılmadığını, ayrıca müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; davacının kaçak elektrik kullandığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, kurulu gücün yanlış belirlendiğini, müvekkili tarafından yapılan kaçak tespit, tahakkuk ve faturalama işleminin mevzuata uygun olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, temyiz sebeplerine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yönetmeliğe uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Menfi tespit davasında, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilen miktar üzerinden hesaplanan harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemece davalının borçlu olmadığı tespit edilen 451.963,05 TL üzerinden hesaplanan 30.873,59 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 10.866,42 TL'nin mahsubu ile 20.007,17 TL harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, 32.599,28 TL harcın davalıdan tahsiline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalı tarafın temyiz itirazlarının harç yönünden kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin çıkartılarak yerine "2- Alınması gereken 30.873,59 TL karar harcından davacı tarafça yatırılan peşin harcın mahsubu ile bakiye 20.007,17 TL karar harcının davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.