Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/856 E. 2025/4193 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/856
Karar No
2025/4193
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1109 E., 2024/1680 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/1061 E., 2024/71 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın ... şubesinden 29.08.2008 tarihinde 1.000.000,00 TL bedelli konut kredisi kullandığını, bu tarihte davalı yanın da içerisinde bulunduğu toplamda 12 (oniki) bankanın oluşturmuş olduğu kartel ile RKHK 4. maddesinin ihlal edilmiş olduğunun Rekabet Kurulunca tespit edildiğini, Ankara 2. İdare Mahkemesinin 25.12.2014 tarih, 2014/119 E. 2014/1580 K. sayılı kararının temyiz edilmesi nedeniyle Danıştay 13. Hukuk Dairesince 2015/2445 E. 2015/4605 K. İlamı ile incelenmiş ve 16.12.2015 tarihli kararında Ankara 2. İdare Mahkemesinin verdiği onama kararı verilerek Rekabet Kurulu kararının hukuka uygun bulunduğunu ileri sürerek; maddi tazminata ilişkin işbu davanın kabulünü, oluşan zararın gerçek miktarının hesaplanması ve RKHK 58. maddesi uyarınca bu zararımın üç katı tutarındaki Türk Lirasının, zarar tarihi olan 29.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın görevli mahkemede ikame edilmediğini, davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu olayda tazminat koşullarının oluşmadığını, davacının Rekabet Kurulu kararında belirtilen dönemde bir kredisi bulunmadığını, davacı, Rekabet Kurulu kararında belirtilen orandan daha düşük oranda bir kredi kullandığını, davacının iddia ettiği gibi Rekabet Kurulu kararına bağlı bir zararı söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Rekabet Kurulu'nun 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararına konu dava dışı bankalar tarafından açılmış iptal davalarında bankalar lehine kabul edilen bir karar diğer bankaların davalarına doğrudan sirayet edecek olup, iptal kararı ile yapıldığı andan itibaren hükümsüz hale gelen işlemin, yalnızca dava dışı bankalar yönünden değil, işlemin bütün ilgilileri açısından geçerli olacağı nazara alındığında Rekabet Kurulu kararına karşı bankaların İdare Mahkemesi nezdinde açtığı davalar neticesinde Rekabet Kurulu kararının iptal edilerek, iptale yönelik Mahkeme kararının esasen kesinleşmiş olması ve zarar iddiasının bahsi geçen Rekabet Kurulu kararına dayandırılmış olması karşısında tazminat koşullarının oluşmadığı, davalıların haksız eylemlerinin varlığı, bu eylemler nedeniyle zararın oluştuğu, zarar ile davalının eylemleri arasında illiyet bağının bulunduğuna yönelik iddiaların Rekabet Kurumu'nun 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 karar sayılı kararına dayandırıldığı, bahse konu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri kararına uygun olarak iptaline karar verildiği ve kesinleştiği dolayısıyla davanın dayanağı olan kararın iptal edilmesi nedeniyle davacının zararın ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava dilekçesinde dayanılan Rekabet Kurulu kararının bu davanın dayanağı değil, emsal alınması gereken bir karar olduğunu, Rekabet Kurulunun 12 bankanın 4054 sayılı Kanunun 4. maddesini ihlal ettiğini belirttiğini, emsal bilirkişi raporunda bankanın konut kredisinde fazla faiz aldığının tespit edildiğini, bankanın konut kredisine tatbik ettiği faizlerin hukuka aykırı olduğunun sabit olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının, davalı bankadan kullandığı krediye uygulanan haksız kartel faiz oranı nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle UYAP üzerinden yapılan incelemede Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararının iptaline ilişkin Ankara 2. İdare Mahkemesince açılan davada davanın reddine karar verildiği, karar düzeltme aşamasında Danıştay 13. Dairesinin kararı ile bozulması üzerine Ankara 2. İdare Mahkemesinin 19.07.2019 tarihli ve 2019/1105 E., K.2019/1461 K. sayılı Israr-Ret kararı verildiği ve bu kez Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31.05.2021 tarihli ve 2019/2391 E., 2021/1106 K. sayılı kararı ile bozulduğu ve yeniden yapılan yargılama neticesinde Ankara 2. İdare Mahkemesinin 2022/917 E., 2022/966 K. ve 29.04.2022 tarihli kararıyla idari işlemin iptaline karar verildiği, kararın davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay 13. Dairesinin 15.06.2023 tarihli ve 2023/1302 E., 2023/3052 K. sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verildiği böylece kurul kararının hukuka aykırı olduğunun idari yargı kararı ile tesbit edilmiş olduğu, davacının zarar ve zarar miktarını ispatlayamadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz nedenlerinin reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 maddesi fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/856, K. 2025/4193, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-856-e-2025-4193-k-effaacbff9cb