Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1246 E. 2025/4537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1246
Karar No
2025/4537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2335 E., 2024/2464 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/253 E., 2024/366 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile aralarındaki ödünç sözleşmesi gereği, kendi banka hesabından davalının banka hesabına 07/10/2021 tarihinde "Borç verme" açıklamasıyla 300.000,00TL, 07.10.2021 tarihinde "Borç Veriyorum" açıklamasıyla 244.850,00 TL, 15.11.2021 tarihinde "Emanet verme" açıklamasıyla 84.950,00 TL olmak üzere toplam 629.800,00TL para gönderdiğini, davalının ödünç olarak aldığı parayı ödememesi üzerine Kayseri Genel İcra Dairesinin 2022/14524 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığını ve ödeme emrinin davalıya 17.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, takibin itiraz üzerine durduğunu, ödeme emrinin tebliğinin TBK m.392 hükmü kapsamında paranın istenmesi niteliğinde olduğunu, bu tarihten itibaren 6 haftalık süre geçtiğini ileri sürerek 629.800,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, müvekkilinin üstlendiği alışveriş merkezi yapım işini dava dışı başka bir yüklenici şirkete verdiğini onun da kaba inşaat işlerini davacıya ait işletmeye verdiğini, taraflar arasında ticari bir iş ilişkisi olduğunu, davacının müvekkiline borç para vermediğini, müvekkili tarafından davacıya iş avansı olarak veya hak ediş fazlası olarak verilen borç paralar olduğunu bunların bir kısmının davacı tarafça ödenmediğini, bu hususların tarafların ticari kayıt ve belgeleri incelendiğinde anlaşılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 15.11.2021 tarihli dekontta davacının hesabından davalının hesabına gönderilen 84.950,00 TL'nin "Emanet verme", 07.10.2021 tarihinde gönderilen 300.000,00 TL' nin "Borç verme" ve 07.10.2021 tarihinde gönderilen 244.850,00 TL' nin ise "BORÇ VERIYORUM" açıklamasıyla gönderildiği, buna göre ispat yükü yer değiştirdiği için davalının borç olarak gönderilmediğini ispatlaması gerektiği ancak dinlenen tanık beyanları ve diğer delillere göre davalının bahsi geçen paraların borç olarak gönderilmediğini ispat edemediği, taraflar arasında borcun ne zaman geri ödeneceğinin kararlaştırılmadığı, TBK'nın 392. maddesi gereği borcun ödenmesinin talep edilmesinden sonra 6 hafta geçtikten sonra borçlunun temerrüde düşeceği, buna göre somut olayda davalı hakkında 04.03.2022 tarihinde takip başlatıldığını ödeme emrinin 17.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının bu tarihten altı hafta sonra yani 28.04.2022 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü' nün 2022/14524 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 629.800,00 TL'lik asıl alacak yönünden iptaliyle takibin 629.800,00 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa 28/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, İlk Derece Mahkemesinin paraların ödünç amacıyla gönderildiği, aksinin ispatlanamadığı ve davalının ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 6 hafta geçtikten sonra temerrüde düştüğüne ilişkin kabulünün yerinde olduğu bununla birlikte mahkemenin taleple bağlılık ilkesi gereği talep sonucuyla bağlı olup ondan başka bir şeye karar vermemesi gerekirken davacının davasının alacak davası olduğu, alacağın tahsilini talep ettiği halde itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı ödenmesine yönelik hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne 629.800,00 TL' nin 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davacının iddia olunan ödünç sözleşmesini ispat edemediğini, miktar itibariyle tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, aksi düşünüşte de davacının alacağının muaccel olmadığını, TBK m.392 hükmünün yanlış yorumlandığını, ilk istemden itibaren 6 hafta geçtikten sonra alacağın muaccel olup, icra ve dava konusu edilebileceğini Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararlarının da bu yönde olduğunu, davacının bildirimde bulunmaksızın icra takibi başlattığını ve dava açtığını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Temyiz edilen karardaki gerekçeye, havalelerde yapılan "emanet verme" "borç verme" "borç veriyorum" açıklamalarıyla davacının paraları ödünç olarak gönderdiğini ispat etmiş olması ile aksini iddia eden davalının bunu mevcut delilleriyle ispatlayamamış olmasına ve TBK m.392 gereği ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 6 hafta sonra temerrüde düştüğü kabulünün yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1246, K. 2025/4537, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-1246-e-2025-4537-k-8d36a0f844aa