Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6056 E. 2026/3241 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6056
Karar No
2026/3241
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/191 E., 2025/290 K. DAVA TARİHİ : 13.07.2015

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; yapılan işlemin farklı bir işlem olmasına rağmen davalı Kurum tarafından ... Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kodu ile yersiz fatura edildiği için yersiz faturalandırılan 435.308,31 TL’nin yasal faizi ile birlikte müvekkili şirketin ilk ödemesinden kesinti yolu ile tahsil edileceğinin bildirildiğini, 24.03.2013 tarihinde davalı Kurumun SUT'ta yaptığı değişiklik ile varis ameliyatları için yeni kod belirlediğini, incelemenin yapıldığı dönemde SUT’ta varis ameliyatları için ikinci bir kod olmadığını, davalı Kurumun 2013 yılına kadar ... SUT kodu ile yapılan ameliyatların faturalandırılmasının yanlış olduğuna karar verdiğini, müvekkili şirket hastanesinde yapılan binlerce varis ameliyatı olduğunu, davalı Kurumun savunma almadan mahsup yapmak istediğini belirterek; müvekkilinin 01.01.2009-30.04.2013 döneminde doğmuş ve ödenmiş alacaklarından 435.308,31 TL'lik tutarın alacaklarından mahsup edilmesine yönelik davalı Kurum işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum Başmüfettişi tarafından düzenlenen inceleme raporunda, davacı şirket hastanesine ait hasta dosyalarında, yapılan operasyonların deri grefti ile radikal linton tipi olmadığının, mevcut operasyonun yapıldığı tarihte işlemle ilgili SUT kodunun bulunmadığının tespit edildiğini, ancak davacının MEDULA sistemi üzerinden ... SUT kodu ile müvekkili Kuruma işlemleri faturalandırdığını, söz konusu operasyonla ilgili olarak 01.05.2013 tarihinde yapılan değişiklik ile ... SUT kodu ile eklenip karşılanmaya başladığını, yapılan incelemede davacının 01.01.2009-30.04.2013 tarihleri arasında ... SUT kodu ile 435.308,31 TL yersiz faturalandırma yaptığının belirlendiğini, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli kararıyla; davacı şirket ile davalı Kurum arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığı, davacı şirketin SUT'ta yer almayan hizmetin o hizmete yakın bir kod ile yapılan işlemin hizmet bedelini davalı Kuruma fatura etmesinin taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve SUT'a aykırı olduğu, alınan 17.09.2018 tarihli kök ve 26.04.2019 tarihli ek rapor doğrultusunda davalı Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli kararıyla; dava konusu yapılan işlemleri kapsayan tedavinin SUT'da düzenlendiği 01.05.2013 tarihinden önceki tarihlerde davalı Kurum tarafından bu tür işlem bedellerinin hangi esaslara göre ödendiği, ülke genelinde yerleşik bir uygulamaya gidilip gidilmediği, SUT'da yer almayan bir tedavinin Kuruma fatura edilmesi halinde ödemenin ne şekilde yapıldığı hususlarını kapsar şekilde, konuya ilişkin mevzuat hükümleri de irdelenerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, itirazları karşılar mahiyette son raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2022 tarihli kararıyla; davalı Kurumun 30.04.2013 tarihinden önce SUT'da yer almayan bu işleme ilişkin nasıl bir uygulama yapıldığına dair bir delil sunmadığı, bu tarihten önce fatura bedellerinin davalı Kurumca ödendiği, davacı hakkında uygulanan işlemin yersiz olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 435.308,31 TL'lik Kurum işleminin iptaline, davacının davalıya bu işlemden dolayı 435.308,31 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli kararıyla; Mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda araştırma yapılmaksızın doğrudan bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak üzere dosya tevdi edilmiş ise de, bilirkişi ek raporunda incelenmesi istenilen hususun tartışılması, davacı şirkete geçmişe yönelik faturalandırma işlemi ile ilgili ceza uygulayan davalı Kurumun 09.02.2022 tarihli müzekkere cevabının değişiklik öncesi uygulamalar ile ilgili açıklama içermemesi ve önceki dönemdeki işlemlerle ilgili nasıl bir uygulama yapıldığına ilişkin dosyaya bir belge sunulmaması nedeniyle Mahkeme tarafından yapılan araştırmanın yeterli görüldüğü, davacının dava açılışı sırasında sadece maktu karar harcını yatırdığı, yargılama sırasında harç eksikliğinin tamamlanmadığı, bu durumda davacı lehine ancak maktu vekalet ücreti takdiri mümkün olduğundan davacı vekilinin kabul edilen tutar üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 03.03.2025 tarihli ilamla; davacı tarafın tacir olup basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu, somut olayda SUT'un (4.2) maddesinde davalı Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemlerinin SUT ve eki listelerde belirtildiği ifade edildiği, söz konusu maddeyle sadece SUT'da yer alan teşhis ve tedavilerin bedellerinin davalı Kurumca karşılanabileceğinin hüküm altına alındığı, davacı şirketin davalı Kurumla imzaladığı sözleşmenin (6.2.1) maddesi ile sağlık hizmeti verirken davalı Kurum tarafından çıkarılan ve çıkarılacak mevzuata uygun davranacağını taahhüt ettiği, dolayısıyla SUT'a eklenmemesi sebebiyle bedeli karşılanmayacağı anlaşılan bir işlemin, benzer bir kod üzerinden davalı Kuruma fatura edilmiş olmasının, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve SUT'a aykırı olduğu gibi hak ve nesafet ilkeleriyle de bağdaşmayacağı, hâl böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; tacir olan davacının davalı Kurumla imzalamış olduğu sözleşme hükümleri ile bağlı bulunduğu gözetilerek, somut uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan sözleşme ve bu sözleşmeye de atıf yapılan SUT hükümleri doğrultusunda değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket ile davalı Kurum arasında Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi düzenlenerek imzalandığı, davacı Kurumun SUT'ta yer almayan hizmetin o hizmete yakın bir kod ile yapılan işlemin hizmet bedelini davalı Kuruma fatura etmesinin taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile SUT'a aykırı olduğu, bu şekilde davacı tarafından verilen hizmetin davalı Kuruma fatura edilmesinin taraflar arasında düzenlenen sözleşmede belirtilen hükümler ile davacının tacir olması dikkate alındığında mevzuat hükümlerine uygun davranma yükümlülüğünün ihlali olduğu, talimat yoluyla alınan 17.09.2018 tarihli kök rapor ile 26.04.2019 tarihli ek raporda da belirtildiği üzere davalı Kurum tarafından yapılan cezai şart işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava konusu tıbbi işlemin taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenmediğini, alınan bilirkişi raporlarında hangi hastanın hangi kod kapsamında değerlendirilmesi gerektiği araştırılmadan değerlendirilme yapıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine aykırılık nedeniyle davalı Kurum tarafından uygulanan kesinti işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, SUT'a eklenmemesi sebebiyle bedeli karşılanmayacağı anlaşılan bir işlemin benzer bir kod üzerinden davalı Kuruma fatura edilmiş olmasının, taraflar arasındaki sözleşmeye ve bu sözleşmenin eki niteliğinde olan SUT'a aykırı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edene yükletilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6056, K. 2026/3241, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6056-e-2026-3241-k-a6aa3cd8f3ba