Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5999 E. 2026/3677 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5999
- Karar No
- 2026/3677
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1358 E., 2025/1829 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan) Ankara 12. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/497 E., 2025/227 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ile davalı ... Şirketi vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalılardan ... A.Ş.'nin taahhüdündeki Ankara ili, ... ilçesi, .... .... Mah. 30 .... Caddesi'nde inşa edilen ... Konut,.... F Blok, 7. kat, 36... +1 daireyi, davalılardan ... A.Ş.'den satın almak için emlakçı vasıtası ile yazılı sözleşme imzalandığını, sözleşmenin satıcı davalı ... A.Ş.'yi temsilen/kendi adına asaleten davalı ... tarafından imzalandığını, sözleşme ile dairenin içini yapılı halde anahtar teslimi teslim edileceğinin taahhüt edildiğini, bağımsız bölümün tesliminin geç ve ayıplı olarak yapıldığını, herhangi bir teslim tutanağı düzenlenmeksizin ve taşınmazın içini de göstermeksizin anahtarı verdiklerini, satılan taşınmazın taahhüt edilen örnek dairelerle alakası olmayacak şekilde, neredeyse kaba inşaatı bitmiş halde/natamam şeklinde teslim edilmek istendiğini, Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/113 Değişik İş dosyasından tespit talep edilerek mahallinde keşif sureti ile bilirkişi incelemesi yapıldığını, eksik ve ayıplı imalatın bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin daire içindeki eksikleri gidermek zorunda kaldığını ileri sürerek; (belirsiz alacak olarak) eksik ve ayıplı imalatlar nedeni ile müvekkilin sarf ettiği ve sarf etmek zorunda kalacağı alacaklarından şimdilik 500,00 TL'nin, 24.03.2022 tarihinden bu yana ve halen/ yoksun kalınan şimdilik en az 500,00 TL gecikme tazminatının, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tüm alacaklara her bir hakkın doğumu tarihinden itibaren mümkünse reeskont veya yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiş; davacı vekili bedel artırım dilekçesiyle, eksik ve kusurlu işler nedeni ile toplam 218.170,00 TL, taşınmazın kira tazminatı olarak şimdilik 183.325,50 TL'nin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile en geç Arabuluculuk müracaat tarihi olan 13.11.2023 tarihi olmak üzere tüm alacaklara her bir hakkın doğumu tarihinden itibaren paranın reel kaybı nazara alınarak mümkünse reeskont, değil ise yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İnşaat vekili; satış öncesinde ve sonrasında davacının davaya konu taşınmazın natamam olduğunu bilerek ve isteyerek teslim aldığını, D. İş sayılı dosyasında alınan raporun müvekkili şirket açısından bağlayıcı olmadığını, davanın öncelikle müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu sebebi ile usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi ve ... vekili; davacının, dava konusu taşınmazı inşaat halinde satın aldığını, bu nedenle müvekkillerinin davacıya karşı satıcı sıfatından kaynaklanan hiçbir sorumluluğu mevcut olmayıp, dairenin eksik veya kusurlu yapılması hususundaki taleplerin dairenin yüklenici olan diğer davalı ... İnşaat A.Ş. ye yönlendirilmesi gerektiğini, davacının, taşınmazın satışından önce daireyi gördüğünü, taşınmazı bu haliyle satın almayı kabul ettiğini, bu nedenle taşınmazın inşaatının tamamlanmamasından doğan taleplerinin satıcı müvekkiline yönlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın davacıya satıldığı, sözleşmenin satıcı adına ..., alıcı ... arasında imzalandığı, davalılardan ... İnşaat firmasının sözleşmeye taraf olmadığı, sözleşmenin “Ek Şartlar” ile ilgili kısmının 2.maddesinde ... Şirketi tarafından anahtar teslim olarak teslim edileceğinin taahhüt edildiği, yapılan incelemede ve değerlendirmede eksik işler bedelinin 214.670,00TL kusurlu işler bedelinin 4.000,00 TL olduğu ve tapudaki devir tarihi anahtar teslim tarihi olarak kabul edildiği, 24.03.2022 tarihinden dava tarihine kadar hesaplanan kira tazminatı olarak 228.521,00 TL’nin talep edebileceği gerekçesiyle; taleple bağlı kalınarak eksik ve ayıplı işler bedelinin kabulü ile, 500,00 TL'nin dava tarihinden, 218.170,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Şirketinden tahsiline, davacının tazminat talebinin kabulü ile; 500,00 TL'nin dava tarihinden, 182.825,50 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Şirketinden tahsiline, davanın davalı ... İnşaat A.Ş. ile ... yönünden husumetten reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ile davalı ... Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davalı ... Şirketinin 07.03.2022 tarihli sözleşme ile davacıya ait dairenin içini yaptıracağını taahhüt ettiği, davalı .... Şirketinin sözleşmeyi imzalamadığı, davalı ...'ın sözleşmeyi kendi adına değil ... şirketi adına imzaladığı, bu davalılar yönünden sıfat yokluğundan (husumet) red kararının doğru olduğunu, eksik ayıplı imalatların bedelinin ve kira kaybı alacağının hesaplanmasında isabetsizlik olmadığı, talep edilen alacaklardan 07.03.2022 tarihli sözleşmeyi imzalayan davalı ... şirketinin sorumlu olduğu anlaşılmakla, tarafların istinaf talebinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Şirket vekili; adi şekilde imzalanan 07.03.2022 tarihli satım sözleşmesinin geçersiz olduğunu, resmi şekil şartı, taşınmaz satım sözleşmesi geçerlilik koşulu olmakla birlikte kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen gözetilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza ait dosyada yer alan tapu senedi incelendiğinde, 24.03.2022 tarihinde gerçekleşen satış işleminin, aynı dönemde aynı özellikteki, diğer davalı ... İnşaat tarafından tamam halde satılan dairelere oranla fahiş oranda düşük meblağa satışının gerçekleştiğini, iddia edilen ayıba ilişkin olarak süresinde yapılan bir ihbar bulunmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davacı vekili; davalıların tümü yönünden davanın kabul edilmesi gerektiğini, arabuluculuk müracaat tarihi olan 13.11.2023 tarihinden itibaren tüm alacaklara her bir hakkın doğumu tarihinden itibaren paranın reel kaybı nazara alınarak mümkünse reeskont, değil ise yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle alacağın tamamına ve reeskont faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek;kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gayrimenkul satış sözleşmesi kapsamında alacak ve geç teslim nedeniyle kira kaybı istemine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle taşınmazın sözleşmeye aykırı şekilde ve ayıplı olarak davacıya teslim edildiği, 07.03.2022 tarihli sözleşmede davalı ... Şirketinin bağımsız bölümü anahtar teslimi teslim etmeyi taahhüt ettiği, taşınmazın süresinde ve sözleşmede belirtilen şekilde teslim edilmediği, bu nedenle davalı ... Şirketinin alacaktan sorumlu olduğu, sözleşmede diğer davalı ... İnşaat Şirketinin imzasının bulunmadığı, diğer davalı ...’ın da sözleşmeyi temsile yetkili olduğu şirket adına imzaladığı anlaşıldığından, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıda bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Dava, belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, davacının mahkemece ıslah dilekçesi olarak kabul edilen dilekçesinin talep artırım dilekçesi niteliğinde olduğu, davanın belirsiz alacak davası olması ve taleple bağlılık ilkeleri gereği kabul edilen kısmın tamamına dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla yanılgılı gerekçeyle faiz başlangıcının dava ve ıslah tarihi olarak ayrılması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasını gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370/2 maddesi hükmü gereğidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... Şirketi vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1.nolu bendinin “a” ve “b” maddesinin hükümden çıkartılarak, yerine ''a)Davanın eksik ve ayıplı işlere yönelik alacak talebi yönünden davanın 218.670,00 TL üzerinden kabulü ile, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ..... asansör... A.Ş. den tahsili ile davacıya verilmesine, b)Davanın kiraya yönelik alacak talebi yönünden davanın 183.325,50 TL üzerinden kabulü ile, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ..... Asansör... A.Ş.’den tahsili ile davacıya verilmesine,” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalı ..... A.Ş.'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.