Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5981 E. 2026/3401 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5981
- Karar No
- 2026/3401
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1040 E., 2025/1664 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/109 E., 2024/242 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ...'da yaşayan müvekkilinin Türkiye'ye geldiği 2014 yılının Eylül ayında, muris... tarafından düzenlenerek imza edilen ve ekte sunulan belge ile müvekkiline 1.000.000,00 TL borçlu olduğunu kabul ve ikrar ettiğini ancak borcunu ödemediğini, müvekkilinin rahatsızlandığını, uzun yıllar ülkesine gelemediğini, takip öncesi murise ulaşmaya çalışmışsa da vefat ettiğini öğrendiğini, murisin mirasçılarına da ulaşamadığını, 12.01.2021 tarihli ihtarname ile mirasçı davalılara murisleri tarafından düzenlenerek müvekkiline verilen belgedeki borcu ödemelerinin bildirildiğini, ancak davalılarca borcun ifa edilmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde; icra takibine konu edilen ve belge niteliğinde olmayan murise atfedilen yazıları ve imzayı kabul etmediklerini, söz konusu yazı ve imzaların murise ait olmadığını, belge 1970 li yıllarda düzenlediğinden talebin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takibe dayanak belgedeki imzanın davalıların murisine ait olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, taraflar arasında borcun hangi tarihte ödeneceğine ilişkin vade kararlaştırılmadığından muaccelliyet tarihinin davacının alacağının tahsilini talep ettiği tarih olduğu, davalı tarafın zamanaşımı itirazına itibar edilmediği, takibe ve davaya dayanak belgenin sağ üst köşesinde (..../..../197...) yazılı olduğu anlaşılmakla belgenin düzenleme tarihinin 01.01.1970-31.12.1979 tarihi aralığını kapsayacağının kabul edilmesi gerektiği, belgenin 2014 tarihinde düzenlendiğine ilişkin ispat yükünün davacıda olduğu, davacının yemin hakkını kullanmayacağını bildirdiği, belgenin 2014 yılında düzenlediğini ispatlayamadığı, senet 1970-1979 tarihi aralığında düzenlendiğinden bedelin 1.000.000,00 ETL dolayısıyla 1,00 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının 1,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu bedel üzerinden kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen belirtilen kararıyla; kararın usul ve kanuna uygun olduğu ve 08.04.2024 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; Mahkemenin tek dayanağının borç ikrarına havi belgenin yazıldığı takvim sayfasının üzerindeki (197...) İbaresi olduğunu, bu ibarenin varlığının belgenin 1970'li yıllarda imzalandığına karine teşkil etmeyeceğini, belgenin TL'den altı sıfır atılmadan önceki bir dönemde imzalandığını iddia eden davalının bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, aksi halde (197.... li) yıllara dayanan bir borç ilişkisinin varlığı kabul ediliyorsa da hükmedilecek tutarın bu paranın dava tarihindeki satın alma gücü olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri dilekçelerinde; davacı tarafça alacağın varlığının ispat edilemediğini, davacı tarafça hükümde kısmi kabul edilen miktarın müvekkillinin murisine teslim edildiği ispatlanamadığından davanın tamamen reddi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının yapmış olduğu takipte kötüniyetli olması nedeniyle aleyhine tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ödünç sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece verilen kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçelerin yerinde olmasına, ispat yükü üzerinde bulunan davacının belgenin 2014 yılında düzenlendiğini ispatlayamamasına, davacının takipte kötü niyetli olduğuna dair dosyada delil bulunmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.